İçerden bakılınca çok geride yoksul bir ülke durumundayız.
İçerden bakıldığın da herkes mutlu bir yaşam kalitesi içerisinde keyifleri yerinde yaşıyorlar.
Gerçeklere bakarsan herkes keyif ediyor. Kimse çalışmak istemiyor. Herkesin arabası evi hayatı yaşamak için sosyal aktiviteler ile dolu yaşamları var.
Varlık hayatına bakılırsa dünyanın en çok sanayi üretimleri olan ürünlerin tüketildiği ülkelerin başında gelmekteyiz.
Dünya ülkelerin ürettiği sanayi ürünleri dediğimiz işte sizlere kısadan örnekler. Otomobil sektörü dünya ülkelerin ürettiği birçok pahalı ve çok donanımlı araçların ülkemde caddelerde yol almaktadır.
İş sektöründe iş makinaları ve araçları olarak gördüğümüz otobüs, tır gibi araçlara bakın adeta gelecekte hurdalıklara dönecek şekilde ülkemde bizlerin artık bu araç trafikten men edelim dediğimiz araçların başka ülkelerde halen kullanılmaktadırlar. Aynı zamanda en iyi araçları arasında yer almaktadır.
Üretimimiz olmayan bu sanayi ürünlerine böylesi bir rağbet oluşumuzun ve sürekli çalışıp kazandıklarımızı bu yurt dışından ithal edilen araçlara ödeme yapmamızın bizleri fakirleştirmeye en büyük etkendir.
Ülkemin geçmişte önünü her alanda tıkayan siyasetçilerin üretime engel teşkil olmaları ve üretim yapmamıza karşı büyük bent olan o satılmış siyasetçi zihniyeti yok edilmekte son neferleri artık foyaları ortaya çıkmaktadır.
Ülkemizin dünya üzerinde ilk yeraltı treni, ilk tren raylı sistemlerini yapan ilkelerin başlarında gelen ülkemizin özellikle yüksek hızlı tren alanında çok geç kalındığını düşünmekteyiz. Aslında gecikmedik ama gelişimini hızlandırmamız için özellikle kendi trenlerimizi kendi makinalarımızı üretimine ağırlık vermemiz için var çabayla çalışan devlet demir yollarının tüm personellerini canı gönülden kutluyorum.
Yine bu alanda çok geç kalınmış olmamızın en büyük etkenlerinden biridir. Dışa bağlı değil kendi ürünlerimizle kendi kazançlarımızla araçlarımızı üretip kendi imkân ve olanaklarımızla kendimizi amorti ederek üretim hizmetlerini geliştirmemiz gerekmek lazım.
Bakın işte sizlere kısa bir örnek Ankara, İstanbul arası yüksek hızlı tren güzergâh çalışması kısa bir dönem içinde üçüncü bir yol güzergâh yapılmaktadır.
Neden diye soracaksınız işte işin ilginç yanı bu geçmişte bu işlerin başlarında ve ülkemizin yapıların hizmetinden olmasından böylesi yanlış ve gereksiz yapılması sağlandı ki geleceği olmayacak durumlara itilmesi sağlandı. Bu hükümet bu işin başına gelen değerli personellerin bu işin en güzelini en başarılısı ı inşa edeceğiz ve asla bu başarılarımızda bu projelerimizden vazgeçmeyecek geleceği sağlayacağız dercesine büyük başarılara imza attılar.
Buna en büyük gelişen gelecek yüzyılın aslında yolu ve taşıma alanı olacak olan Çin ile Avrupa’ya bağlantı kurulacak olan tren yolu onun üzerinde yıllarca çalışılma ile gelinen son durum değil ama halen büyük çalışmalar göstermektedirler.
Bunun için karabağ toprakları alındığını ve orada yapılacak koridorun asıl amacının işte Çin’den Avrupa’ya bağlanacak tren yolunun kolaylığını sağlayacak bölge olduğunu sokaktaki insanların anlayamayacağı durumlar olduğunu bilemezler.
Ülkemizin dışarıdan sürekli gelişen teknoloji sanayi ürünlerine yenilemesine heves etmeseler herkes mutlu olarak yaşayacaktır. Üretim olmadan tüketime yönelirsek sonuçta her zaman yoksul olarak feryat figan ederiz.
Ülkemin birçok insanı çok pahalı telefonlar kullanmaktadırlar. Buna ne gerek var? Aynı işlemi sıradan bir cihazda görmekte bu kadar yüksek bir meblağ böylesi bir markaya ödemek zorunda mıyız? Bilgisiz bilinçsiz insanlar için evet çünkü böylesi teknoloji ürünlerine özellikle markalara ödenen milli servetler bizleri yoksulluğa itmektedir. Bizim üretimlerimiz olan ürünleri tüketmeye kendimizi odaklanmamız ve üretime ağırlık vermemiz ile bizler büyük atılımlar yaparız.
Öyle dışa bağlı teknoloji sanayi ürünlerine ödediğimiz her servet, kaybettiğimiz emeklerimiz milli servetlerimiz demektir.