Bilal Bebe
Köşe Yazarı
Bilal Bebe
 

ŞANLIURFA YI TANIYORMUSUN

Selam dostlar… Bir şehri tanımadan, insanını tanımadan, kültürünü bilmeden o şehir hakkında hüküm vermek ne kadar kolay! Hele sosyal medyada birkaç görüntü görüp koskoca bir toplumu yargılamak… İşte asıl mesele burada başlıyor. Urfa’yı anlamak için sadece sokaklarına bakmak yetmez. Urfa’nın evine, sofrasına, kapısına, annesine, babasına, misafirine ve kadınına bakmak gerekir. Çünkü Urfa’da kapı sadece bir kapı değildir. Kapı, misafire açılır. Sofra sadece yemek değildir. Sofra, paylaşmaktır. Misafir sadece gelen insan değildir. Misafir, berekettir.   Anne sadece anne değildir. Evin direğidir. Baba sadece baba değildir. Ailenin hafızasıdır. Kadın ise sadece bir birey değil; çoğu aile için evin merkezidir, çocukların emanetçisi, kültürün taşıyıcısıdır. Elbette her toplumun olduğu gibi Urfa’nın da eksikleri vardır. Yanlışları vardır. Değişmesi gereken tarafları vardır. Ama bir şehri eleştirmek başka, o şehri aşağılamak başkadır. Kadın haklarını savunmak başka, kadın üzerinden bir toplumu küçümsemek başkadır. Özgürlük başka, başkasının yaşam biçimini hor görmek başkadır. Çağdaşlık başka, kendi değerlerini üstün görüp başkasının değerlerini gerilik saymak başkadır. Bugün bazıları Anadolu insanını tanımadan Anadolu hakkında konuşuyor. Doğu’yu görmeden Doğu hakkında hüküm veriyor. Karadeniz’i yaşamadan Karadenizliyi anlatıyor. Ege’yi bilmeden Ege insanına ders veriyor. Sonra da bütün bunların adına “özgürlük” diyor. Oysa özgürlük, önce farklı olana tahammül edebilmektir. Senin hayatın nasıl sana aitse, başkasının hayatı da ona aittir. Sen kendi değerlerinle yaşayabilirsin. Ama başkasının değerlerine hakaret ettiğinde artık özgürlükten değil, önyargıdan söz ediyorsun. Urfa’nın eksiği olabilir. Urfa’nın yanlışı olabilir. Urfa’nın değişmesi gereken çok şeyi de olabilir. Ama Urfa’nın insanını birkaç görüntüyle, birkaç sosyal medya paylaşımıyla ve birkaç klişeyle tarif edemezsin. Çünkü bu şehir sadece taş değildir. Bu şehir hafızadır. Bu şehir sofrasıdır. Bu şehir misafirdir. Bu şehir annedir. Bu şehir babadır. Bu şehir kadındır. Bu şehir çocuktur. Bu şehir komşudur. Ve en önemlisi… Bu şehir, insanını yalnız bırakmayan bir kültürün adıdır. O yüzden Urfa’ya laf söylemeden önce Urfa’yı tanıyın. İnsanına dokunun. Sofrasına oturun. Evine misafir olun. Sonra konuşun. Çünkü uzaktan bakınca herkes uzman… Yakından tanıyınca gerçek bambaşka. Anlayan anladı. Anlamayana da anlatmak bizim işimiz… ANLADIN MI SUSLU … Nağletli kent değiliz
Ekleme Tarihi: 03 Eylül 2026 -Perşembe

ŞANLIURFA YI TANIYORMUSUN

Selam dostlar…

Bir şehri tanımadan, insanını tanımadan, kültürünü bilmeden o şehir hakkında hüküm vermek ne kadar kolay!

Hele sosyal medyada birkaç görüntü görüp koskoca bir toplumu yargılamak…

İşte asıl mesele burada başlıyor.

Urfa’yı anlamak için sadece sokaklarına bakmak yetmez.

Urfa’nın evine, sofrasına, kapısına, annesine, babasına, misafirine ve kadınına bakmak gerekir.

Çünkü Urfa’da kapı sadece bir kapı değildir.

Kapı, misafire açılır.

Sofra sadece yemek değildir.

Sofra, paylaşmaktır.

Misafir sadece gelen insan değildir.

Misafir, berekettir.

 

Anne sadece anne değildir.

Evin direğidir.

Baba sadece baba değildir.

Ailenin hafızasıdır.

Kadın ise sadece bir birey değil; çoğu aile için evin merkezidir, çocukların emanetçisi, kültürün taşıyıcısıdır.

Elbette her toplumun olduğu gibi Urfa’nın da eksikleri vardır. Yanlışları vardır. Değişmesi gereken tarafları vardır.

Ama bir şehri eleştirmek başka, o şehri aşağılamak başkadır.

Kadın haklarını savunmak başka, kadın üzerinden bir toplumu küçümsemek başkadır.

Özgürlük başka, başkasının yaşam biçimini hor görmek başkadır.

Çağdaşlık başka, kendi değerlerini üstün görüp başkasının değerlerini gerilik saymak başkadır.

Bugün bazıları Anadolu insanını tanımadan Anadolu hakkında konuşuyor.

Doğu’yu görmeden Doğu hakkında hüküm veriyor.

Karadeniz’i yaşamadan Karadenizliyi anlatıyor.

Ege’yi bilmeden Ege insanına ders veriyor.

Sonra da bütün bunların adına “özgürlük” diyor.

Oysa özgürlük, önce farklı olana tahammül edebilmektir.

Senin hayatın nasıl sana aitse, başkasının hayatı da ona aittir.

Sen kendi değerlerinle yaşayabilirsin.

Ama başkasının değerlerine hakaret ettiğinde artık özgürlükten değil, önyargıdan söz ediyorsun.

Urfa’nın eksiği olabilir.

Urfa’nın yanlışı olabilir.

Urfa’nın değişmesi gereken çok şeyi de olabilir.

Ama Urfa’nın insanını birkaç görüntüyle, birkaç sosyal medya paylaşımıyla ve birkaç klişeyle tarif edemezsin.

Çünkü bu şehir sadece taş değildir.

Bu şehir hafızadır.

Bu şehir sofrasıdır.

Bu şehir misafirdir.

Bu şehir annedir.

Bu şehir babadır.

Bu şehir kadındır.

Bu şehir çocuktur.

Bu şehir komşudur.

Ve en önemlisi…

Bu şehir, insanını yalnız bırakmayan bir kültürün adıdır.

O yüzden Urfa’ya laf söylemeden önce Urfa’yı tanıyın.

İnsanına dokunun.

Sofrasına oturun.

Evine misafir olun.

Sonra konuşun.

Çünkü uzaktan bakınca herkes uzman…

Yakından tanıyınca gerçek bambaşka.

Anlayan anladı.

Anlamayana da anlatmak bizim işimiz…

ANLADIN MI SUSLU …

Nağletli kent değiliz

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.