YEŞİL PASAPORTTA GAZETECİLER ÖNCELİKLİ OLMALI

Gündem 02.11.2026 - 19:49, Güncelleme: 02.11.2026 - 19:54 483 kez okundu.
 

YEŞİL PASAPORTTA GAZETECİLER ÖNCELİKLİ OLMALI

Gazetecilik, zamanı önceden belli olmayan, her an yeni bir gelişmenin peşinden koşmayı gerektiren bir meslektir. Yeşil pasaport, basın mensupları için bir ayrıcalık değil, mesleki görevlerini zamanında yerine getirebilmelerinin önemli bir aracıdır.
Yeşil pasaport konusu yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündeminde. Hekimlerden mühendislere, mimarlardan eczacılara, muhtarlardan farklı meslek gruplarına kadar pek çok kesim için hususi damgalı pasaport hakkı tanınmasına yönelik kanun teklifleri tartışılıyor. Elbette bu meslek gruplarının taleplerine karşı değiliz. Her mesleğin kendine özgü ihtiyaçları, uluslararası bağlantıları ve çalışma koşulları vardır. Ancak gazetecilik mesleğinin kendine has bir özelliği bulunuyor: Gazeteci, çoğu zaman ne zaman, nerede ve hangi gelişmenin karşısında görev yapacağını önceden bilemez. İşte bu nedenle gazeteciler, yeşil pasaport düzenlemesinde öncelikli olarak değerlendirilmelidir. GAZETECİLİKTE ZAMANIN ÖNEMİ Bir doktorun uluslararası kongresi, bir mühendisin mesleki toplantısı veya bir bilim insanının konferansı çoğunlukla aylar öncesinden planlanır. Tarih bellidir, program bellidir. Katılımcılar seyahatlerini buna göre organize edebilir, vize işlemlerini zamanında başlatabilir. Gazetecilikte ise durum çok farklıdır. Bir savaş, diplomatik kriz, doğal afet, siyasi gelişme veya uluslararası toplantı bir anda gündeme gelebilir. Gazeteci, gelişmenin yaşandığı yere ulaşmak, olayın tanıklarına ve kaynaklarına erişmek, doğru bilgiyi zamanında kamuoyuna aktarmak zorundadır. Vize başvurusu için randevu bekleyen, evrak hazırlayan, seyahat izni sonuçlanana kadar zaman kaybeden gazeteci, bazen haberin daha başında yarışın dışında kalabilir. Üstelik gazetecilikte yalnızca hızlı olmak yetmez. Hızlı ve isabetli karar vermek gerekir. Gecikme, haberin kaçırılmasına; yanlış karar ise mesleki itibarın zedelenmesine yol açabilir. Anadolu Ajansı’nda muhabirlik yaptığım, Şanlıurfa’dan Diyarbakır’a, Van’dan Ankara ve İstanbul’a uzanan görevler üstlendiğim yıllarda bu gerçeği defalarca yaşadım. Özellikle bölge müdürlüğü görevim sırasında, aniden gelişen olaylarda doğru ekibi, doğru yere, doğru zamanda yönlendirmek zorundaydık. Gazetecilik, çoğu zaman planların değil, gelişmelerin peşinden gitmektir. YEŞİL PASAPORT BİR MESLEKİ İHTİYAÇTIR Bugün uluslararası gelişmelerin Türkiye’yi doğrudan etkilediği bir dönemde yaşıyoruz. Diplomatik temaslar, ekonomik iş birlikleri, uluslararası zirveler ve kriz bölgelerindeki gelişmeler, gazetecilerin yurt dışında daha etkin görev yapmasını gerektiriyor. Ancak vize süreçlerinde yaşanan gecikmeler, gazetecilerin hareket kabiliyetini ciddi biçimde sınırlayabiliyor. Gazetecilere yeşil pasaport verilmesi, dünyayı gezmek veya kişisel seyahatleri kolaylaştırmak amacıyla istenen bir ayrıcalıktan öte, mesleki görevlerin önündeki bürokratik engelleri azaltmaya yönelik bir ihtiyaçtır. Uluslararası bir gelişmeyi yerinde takip edebilen gazeteci, yalnızca kendi kurumuna değil, ülkesinin kamuoyuna da hizmet eder. Bu nedenle gazetecilerin yeşil pasaport talebi, mesleğin uluslararası niteliği ve kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilmelidir. SİYASETÇİLERE AHDE VEFA ÇAĞRISI Konunun bir de ahde vefa yönü var. Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yapan milletvekillerinin, bakanların, siyasi parti yöneticilerinin ve kamuoyunda tanınan pek çok ismin siyasi yolculuğunda gazetecilerin emeği bulunuyor. Gazeteciler, yıllarca siyasetçilerin açıklamalarını haberleştirdi. Toplantılarını, ziyaretlerini, projelerini, vaatlerini ve çalışmalarını kamuoyuna duyurdu. Seçim dönemlerinde kimi zaman gece gündüz çalışarak adayların mesajlarını seçmenlere ulaştırdı. Kimi siyasetçinin ilk kez adının duyulmasına, kimisinin kamuoyunda tanınmasına, kimisinin de seçim başarısına gazetecilerin haberleri, yazıları ve yayınları katkı sağladı. Elbette gazetecilik, siyasetçilere destek olmak için değil, kamuoyunu bilgilendirmek için yapılır. Ancak bu gerçek, basın mensuplarının yıllar boyunca ortaya koyduğu emeği ve mesleğin ülke hayatındaki yerini ortadan kaldırmaz. Bugün gazetecilerin haklı bir talebi Meclis gündemindeyse, dün onların haberleriyle kamuoyuna ulaşan siyasetçilerin de bu talebe sahip çıkması beklenir. Ahde vefa, yalnızca geçmişte yapılan iyilikleri hatırlamak değildir; verilen emeği, ortaya konulan katkıyı ve mesleki sorumluluğu da unutmamaktır. MECLİS’E AÇIK ÇAĞRI Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir’in en az 15 yıl mesleki kıdemi bulunan basın kartı sahibi gazetecilere yeşil pasaport verilmesine yönelik teklifi ile Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’ın gazetecileri kapsayan kanun teklifi, basın camiası adına önemli girişimlerdir. Bu girişimlere teşekkür ediyor, diğer milletvekillerini de gazetecilerin talebine destek vermeye davet ediyoruz. TBMM’de farklı meslek gruplarına yönelik yeşil pasaport düzenlemeleri ele alınırken gazetecilerin kapsam dışında bırakılması doğru olmayacaktır. Mesleki kıdem, basın kartı geçmişi ve fiilî çalışma durumu gibi ölçütlerle hakkın kimlere tanınacağı elbette açıkça belirlenebilir. Önemli olan, gazeteciliğin kendine özgü çalışma koşullarının ve uluslararası görev sorumluluğunun dikkate alınmasıdır. Gazeteciler yeşil pasaport konusunda listenin sonuna değil, en başına alınmalıdır. Çünkü gazeteci, çoğu zaman yarın için değil, şimdi için yola çıkmak zorundadır. Ve unutulmamalıdır ki; siyasetçinin sesini duyuran, çalışmalarını kamuoyuna taşıyan, seçim meydanlarından Meclis kürsüsüne kadar haberini yapan gazetecilerin mesleki ihtiyaçlarına sahip çıkmak, aynı zamanda bir ahde vefa meselesidir. Gazetecilik, zamanı önceden belli olmayan, her an yeni bir gelişmenin peşinden koşmayı gerektiren bir meslektir. Yeşil pasaport, basın mensupları için bir ayrıcalık değil, mesleki görevlerini zamanında yerine getirebilmelerinin önemli bir aracıdır. Yeşil pasaport konusu yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündeminde. Hekimlerden mühendislere, mimarlardan eczacılara, muhtarlardan farklı meslek gruplarına kadar pek çok kesim için hususi damgalı pasaport hakkı tanınmasına yönelik kanun teklifleri tartışılıyor. Elbette bu meslek gruplarının taleplerine karşı değiliz. Her mesleğin kendine özgü ihtiyaçları, uluslararası bağlantıları ve çalışma koşulları vardır. Ancak gazetecilik mesleğinin kendine has bir özelliği bulunuyor: Gazeteci, çoğu zaman ne zaman, nerede ve hangi gelişmenin karşısında görev yapacağını önceden bilemez. İşte bu nedenle gazeteciler, yeşil pasaport düzenlemesinde öncelikli olarak değerlendirilmelidir. GAZETECİLİKTE ZAMANIN ÖNEMİ Bir doktorun uluslararası kongresi, bir mühendisin mesleki toplantısı veya bir bilim insanının konferansı çoğunlukla aylar öncesinden planlanır. Tarih bellidir, program bellidir. Katılımcılar seyahatlerini buna göre organize edebilir, vize işlemlerini zamanında başlatabilir. Gazetecilikte ise durum çok farklıdır. Bir savaş, diplomatik kriz, doğal afet, siyasi gelişme veya uluslararası toplantı bir anda gündeme gelebilir. Gazeteci, gelişmenin yaşandığı yere ulaşmak, olayın tanıklarına ve kaynaklarına erişmek, doğru bilgiyi zamanında kamuoyuna aktarmak zorundadır. Vize başvurusu için randevu bekleyen, evrak hazırlayan, seyahat izni sonuçlanana kadar zaman kaybeden gazeteci, bazen haberin daha başında yarışın dışında kalabilir. Üstelik gazetecilikte yalnızca hızlı olmak yetmez. Hızlı ve isabetli karar vermek gerekir. Gecikme, haberin kaçırılmasına; yanlış karar ise mesleki itibarın zedelenmesine yol açabilir. Anadolu Ajansı’nda muhabirlik yaptığım, Şanlıurfa’dan Diyarbakır’a, Van’dan Ankara ve İstanbul’a uzanan görevler üstlendiğim yıllarda bu gerçeği defalarca yaşadım. Özellikle bölge müdürlüğü görevim sırasında, aniden gelişen olaylarda doğru ekibi, doğru yere, doğru zamanda yönlendirmek zorundaydık. Gazetecilik, çoğu zaman planların değil, gelişmelerin peşinden gitmektir. YEŞİL PASAPORT BİR MESLEKİ İHTİYAÇTIR Bugün uluslararası gelişmelerin Türkiye’yi doğrudan etkilediği bir dönemde yaşıyoruz. Diplomatik temaslar, ekonomik iş birlikleri, uluslararası zirveler ve kriz bölgelerindeki gelişmeler, gazetecilerin yurt dışında daha etkin görev yapmasını gerektiriyor. Ancak vize süreçlerinde yaşanan gecikmeler, gazetecilerin hareket kabiliyetini ciddi biçimde sınırlayabiliyor. Gazetecilere yeşil pasaport verilmesi, dünyayı gezmek veya kişisel seyahatleri kolaylaştırmak amacıyla istenen bir ayrıcalıktan öte, mesleki görevlerin önündeki bürokratik engelleri azaltmaya yönelik bir ihtiyaçtır. Uluslararası bir gelişmeyi yerinde takip edebilen gazeteci, yalnızca kendi kurumuna değil, ülkesinin kamuoyuna da hizmet eder. Bu nedenle gazetecilerin yeşil pasaport talebi, mesleğin uluslararası niteliği ve kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilmelidir. SİYASETÇİLERE AHDE VEFA ÇAĞRISI Konunun bir de ahde vefa yönü var. Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yapan milletvekillerinin, bakanların, siyasi parti yöneticilerinin ve kamuoyunda tanınan pek çok ismin siyasi yolculuğunda gazetecilerin emeği bulunuyor. Gazeteciler, yıllarca siyasetçilerin açıklamalarını haberleştirdi. Toplantılarını, ziyaretlerini, projelerini, vaatlerini ve çalışmalarını kamuoyuna duyurdu. Seçim dönemlerinde kimi zaman gece gündüz çalışarak adayların mesajlarını seçmenlere ulaştırdı. Kimi siyasetçinin ilk kez adının duyulmasına, kimisinin kamuoyunda tanınmasına, kimisinin de seçim başarısına gazetecilerin haberleri, yazıları ve yayınları katkı sağladı. Elbette gazetecilik, siyasetçilere destek olmak için değil, kamuoyunu bilgilendirmek için yapılır. Ancak bu gerçek, basın mensuplarının yıllar boyunca ortaya koyduğu emeği ve mesleğin ülke hayatındaki yerini ortadan kaldırmaz. Bugün gazetecilerin haklı bir talebi Meclis gündemindeyse, dün onların haberleriyle kamuoyuna ulaşan siyasetçilerin de bu talebe sahip çıkması beklenir. Ahde vefa, yalnızca geçmişte yapılan iyilikleri hatırlamak değildir; verilen emeği, ortaya konulan katkıyı ve mesleki sorumluluğu da unutmamaktır. MECLİS’E AÇIK ÇAĞRI Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir’in en az 15 yıl mesleki kıdemi bulunan basın kartı sahibi gazetecilere yeşil pasaport verilmesine yönelik teklifi ile Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’ın gazetecileri kapsayan kanun teklifi, basın camiası adına önemli girişimlerdir. Bu girişimlere teşekkür ediyor, diğer milletvekillerini de gazetecilerin talebine destek vermeye davet ediyoruz. TBMM’de farklı meslek gruplarına yönelik yeşil pasaport düzenlemeleri ele alınırken gazetecilerin kapsam dışında bırakılması doğru olmayacaktır. Mesleki kıdem, basın kartı geçmişi ve fiilî çalışma durumu gibi ölçütlerle hakkın kimlere tanınacağı elbette açıkça belirlenebilir. Önemli olan, gazeteciliğin kendine özgü çalışma koşullarının ve uluslararası görev sorumluluğunun dikkate alınmasıdır. Gazeteciler yeşil pasaport konusunda listenin sonuna değil, en başına alınmalıdır. Çünkü gazeteci, çoğu zaman yarın için değil, şimdi için yola çıkmak zorundadır. Ve unutulmamalıdır ki; siyasetçinin sesini duyuran, çalışmalarını kamuoyuna taşıyan, seçim meydanlarından Meclis kürsüsüne kadar haberini yapan gazetecilerin mesleki ihtiyaçlarına sahip çıkmak, aynı zamanda bir ahde vefa meselesidir.    
Gazetecilik, zamanı önceden belli olmayan, her an yeni bir gelişmenin peşinden koşmayı gerektiren bir meslektir. Yeşil pasaport, basın mensupları için bir ayrıcalık değil, mesleki görevlerini zamanında yerine getirebilmelerinin önemli bir aracıdır.

Yeşil pasaport konusu yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündeminde. Hekimlerden mühendislere, mimarlardan eczacılara, muhtarlardan farklı meslek gruplarına kadar pek çok kesim için hususi damgalı pasaport hakkı tanınmasına yönelik kanun teklifleri tartışılıyor.

Elbette bu meslek gruplarının taleplerine karşı değiliz. Her mesleğin kendine özgü ihtiyaçları, uluslararası bağlantıları ve çalışma koşulları vardır. Ancak gazetecilik mesleğinin kendine has bir özelliği bulunuyor: Gazeteci, çoğu zaman ne zaman, nerede ve hangi gelişmenin karşısında görev yapacağını önceden bilemez.

İşte bu nedenle gazeteciler, yeşil pasaport düzenlemesinde öncelikli olarak değerlendirilmelidir.

GAZETECİLİKTE ZAMANIN ÖNEMİ

Bir doktorun uluslararası kongresi, bir mühendisin mesleki toplantısı veya bir bilim insanının konferansı çoğunlukla aylar öncesinden planlanır. Tarih bellidir, program bellidir. Katılımcılar seyahatlerini buna göre organize edebilir, vize işlemlerini zamanında başlatabilir.

Gazetecilikte ise durum çok farklıdır.

Bir savaş, diplomatik kriz, doğal afet, siyasi gelişme veya uluslararası toplantı bir anda gündeme gelebilir. Gazeteci, gelişmenin yaşandığı yere ulaşmak, olayın tanıklarına ve kaynaklarına erişmek, doğru bilgiyi zamanında kamuoyuna aktarmak zorundadır.

Vize başvurusu için randevu bekleyen, evrak hazırlayan, seyahat izni sonuçlanana kadar zaman kaybeden gazeteci, bazen haberin daha başında yarışın dışında kalabilir.

Üstelik gazetecilikte yalnızca hızlı olmak yetmez. Hızlı ve isabetli karar vermek gerekir. Gecikme, haberin kaçırılmasına; yanlış karar ise mesleki itibarın zedelenmesine yol açabilir.

Anadolu Ajansı’nda muhabirlik yaptığım, Şanlıurfa’dan Diyarbakır’a, Van’dan Ankara ve İstanbul’a uzanan görevler üstlendiğim yıllarda bu gerçeği defalarca yaşadım. Özellikle bölge müdürlüğü görevim sırasında, aniden gelişen olaylarda doğru ekibi, doğru yere, doğru zamanda yönlendirmek zorundaydık.

Gazetecilik, çoğu zaman planların değil, gelişmelerin peşinden gitmektir.

YEŞİL PASAPORT BİR MESLEKİ İHTİYAÇTIR

Bugün uluslararası gelişmelerin Türkiye’yi doğrudan etkilediği bir dönemde yaşıyoruz. Diplomatik temaslar, ekonomik iş birlikleri, uluslararası zirveler ve kriz bölgelerindeki gelişmeler, gazetecilerin yurt dışında daha etkin görev yapmasını gerektiriyor.

Ancak vize süreçlerinde yaşanan gecikmeler, gazetecilerin hareket kabiliyetini ciddi biçimde sınırlayabiliyor.

Gazetecilere yeşil pasaport verilmesi, dünyayı gezmek veya kişisel seyahatleri kolaylaştırmak amacıyla istenen bir ayrıcalıktan öte, mesleki görevlerin önündeki bürokratik engelleri azaltmaya yönelik bir ihtiyaçtır.

Uluslararası bir gelişmeyi yerinde takip edebilen gazeteci, yalnızca kendi kurumuna değil, ülkesinin kamuoyuna da hizmet eder.

Bu nedenle gazetecilerin yeşil pasaport talebi, mesleğin uluslararası niteliği ve kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilmelidir.

SİYASETÇİLERE AHDE VEFA ÇAĞRISI

Konunun bir de ahde vefa yönü var.

Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yapan milletvekillerinin, bakanların, siyasi parti yöneticilerinin ve kamuoyunda tanınan pek çok ismin siyasi yolculuğunda gazetecilerin emeği bulunuyor.

Gazeteciler, yıllarca siyasetçilerin açıklamalarını haberleştirdi. Toplantılarını, ziyaretlerini, projelerini, vaatlerini ve çalışmalarını kamuoyuna duyurdu. Seçim dönemlerinde kimi zaman gece gündüz çalışarak adayların mesajlarını seçmenlere ulaştırdı.

Kimi siyasetçinin ilk kez adının duyulmasına, kimisinin kamuoyunda tanınmasına, kimisinin de seçim başarısına gazetecilerin haberleri, yazıları ve yayınları katkı sağladı.

Elbette gazetecilik, siyasetçilere destek olmak için değil, kamuoyunu bilgilendirmek için yapılır. Ancak bu gerçek, basın mensuplarının yıllar boyunca ortaya koyduğu emeği ve mesleğin ülke hayatındaki yerini ortadan kaldırmaz.

Bugün gazetecilerin haklı bir talebi Meclis gündemindeyse, dün onların haberleriyle kamuoyuna ulaşan siyasetçilerin de bu talebe sahip çıkması beklenir.

Ahde vefa, yalnızca geçmişte yapılan iyilikleri hatırlamak değildir; verilen emeği, ortaya konulan katkıyı ve mesleki sorumluluğu da unutmamaktır.

MECLİS’E AÇIK ÇAĞRI

Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir’in en az 15 yıl mesleki kıdemi bulunan basın kartı sahibi gazetecilere yeşil pasaport verilmesine yönelik teklifi ile Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’ın gazetecileri kapsayan kanun teklifi, basın camiası adına önemli girişimlerdir.

Bu girişimlere teşekkür ediyor, diğer milletvekillerini de gazetecilerin talebine destek vermeye davet ediyoruz.

TBMM’de farklı meslek gruplarına yönelik yeşil pasaport düzenlemeleri ele alınırken gazetecilerin kapsam dışında bırakılması doğru olmayacaktır.

Mesleki kıdem, basın kartı geçmişi ve fiilî çalışma durumu gibi ölçütlerle hakkın kimlere tanınacağı elbette açıkça belirlenebilir. Önemli olan, gazeteciliğin kendine özgü çalışma koşullarının ve uluslararası görev sorumluluğunun dikkate alınmasıdır.

Gazeteciler yeşil pasaport konusunda listenin sonuna değil, en başına alınmalıdır.

Çünkü gazeteci, çoğu zaman yarın için değil, şimdi için yola çıkmak zorundadır.

Ve unutulmamalıdır ki; siyasetçinin sesini duyuran, çalışmalarını kamuoyuna taşıyan, seçim meydanlarından Meclis kürsüsüne kadar haberini yapan gazetecilerin mesleki ihtiyaçlarına sahip çıkmak, aynı zamanda bir ahde vefa meselesidir.

Gazetecilik, zamanı önceden belli olmayan, her an yeni bir gelişmenin peşinden koşmayı gerektiren bir meslektir. Yeşil pasaport, basın mensupları için bir ayrıcalık değil, mesleki görevlerini zamanında yerine getirebilmelerinin önemli bir aracıdır.

Yeşil pasaport konusu yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündeminde. Hekimlerden mühendislere, mimarlardan eczacılara, muhtarlardan farklı meslek gruplarına kadar pek çok kesim için hususi damgalı pasaport hakkı tanınmasına yönelik kanun teklifleri tartışılıyor.

Elbette bu meslek gruplarının taleplerine karşı değiliz. Her mesleğin kendine özgü ihtiyaçları, uluslararası bağlantıları ve çalışma koşulları vardır. Ancak gazetecilik mesleğinin kendine has bir özelliği bulunuyor: Gazeteci, çoğu zaman ne zaman, nerede ve hangi gelişmenin karşısında görev yapacağını önceden bilemez.

İşte bu nedenle gazeteciler, yeşil pasaport düzenlemesinde öncelikli olarak değerlendirilmelidir.

GAZETECİLİKTE ZAMANIN ÖNEMİ

Bir doktorun uluslararası kongresi, bir mühendisin mesleki toplantısı veya bir bilim insanının konferansı çoğunlukla aylar öncesinden planlanır. Tarih bellidir, program bellidir. Katılımcılar seyahatlerini buna göre organize edebilir, vize işlemlerini zamanında başlatabilir.

Gazetecilikte ise durum çok farklıdır.

Bir savaş, diplomatik kriz, doğal afet, siyasi gelişme veya uluslararası toplantı bir anda gündeme gelebilir. Gazeteci, gelişmenin yaşandığı yere ulaşmak, olayın tanıklarına ve kaynaklarına erişmek, doğru bilgiyi zamanında kamuoyuna aktarmak zorundadır.

Vize başvurusu için randevu bekleyen, evrak hazırlayan, seyahat izni sonuçlanana kadar zaman kaybeden gazeteci, bazen haberin daha başında yarışın dışında kalabilir.

Üstelik gazetecilikte yalnızca hızlı olmak yetmez. Hızlı ve isabetli karar vermek gerekir. Gecikme, haberin kaçırılmasına; yanlış karar ise mesleki itibarın zedelenmesine yol açabilir.

Anadolu Ajansı’nda muhabirlik yaptığım, Şanlıurfa’dan Diyarbakır’a, Van’dan Ankara ve İstanbul’a uzanan görevler üstlendiğim yıllarda bu gerçeği defalarca yaşadım. Özellikle bölge müdürlüğü görevim sırasında, aniden gelişen olaylarda doğru ekibi, doğru yere, doğru zamanda yönlendirmek zorundaydık.

Gazetecilik, çoğu zaman planların değil, gelişmelerin peşinden gitmektir.

YEŞİL PASAPORT BİR MESLEKİ İHTİYAÇTIR

Bugün uluslararası gelişmelerin Türkiye’yi doğrudan etkilediği bir dönemde yaşıyoruz. Diplomatik temaslar, ekonomik iş birlikleri, uluslararası zirveler ve kriz bölgelerindeki gelişmeler, gazetecilerin yurt dışında daha etkin görev yapmasını gerektiriyor.

Ancak vize süreçlerinde yaşanan gecikmeler, gazetecilerin hareket kabiliyetini ciddi biçimde sınırlayabiliyor.

Gazetecilere yeşil pasaport verilmesi, dünyayı gezmek veya kişisel seyahatleri kolaylaştırmak amacıyla istenen bir ayrıcalıktan öte, mesleki görevlerin önündeki bürokratik engelleri azaltmaya yönelik bir ihtiyaçtır.

Uluslararası bir gelişmeyi yerinde takip edebilen gazeteci, yalnızca kendi kurumuna değil, ülkesinin kamuoyuna da hizmet eder.

Bu nedenle gazetecilerin yeşil pasaport talebi, mesleğin uluslararası niteliği ve kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğu çerçevesinde değerlendirilmelidir.

SİYASETÇİLERE AHDE VEFA ÇAĞRISI

Konunun bir de ahde vefa yönü var.

Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yapan milletvekillerinin, bakanların, siyasi parti yöneticilerinin ve kamuoyunda tanınan pek çok ismin siyasi yolculuğunda gazetecilerin emeği bulunuyor.

Gazeteciler, yıllarca siyasetçilerin açıklamalarını haberleştirdi. Toplantılarını, ziyaretlerini, projelerini, vaatlerini ve çalışmalarını kamuoyuna duyurdu. Seçim dönemlerinde kimi zaman gece gündüz çalışarak adayların mesajlarını seçmenlere ulaştırdı.

Kimi siyasetçinin ilk kez adının duyulmasına, kimisinin kamuoyunda tanınmasına, kimisinin de seçim başarısına gazetecilerin haberleri, yazıları ve yayınları katkı sağladı.

Elbette gazetecilik, siyasetçilere destek olmak için değil, kamuoyunu bilgilendirmek için yapılır. Ancak bu gerçek, basın mensuplarının yıllar boyunca ortaya koyduğu emeği ve mesleğin ülke hayatındaki yerini ortadan kaldırmaz.

Bugün gazetecilerin haklı bir talebi Meclis gündemindeyse, dün onların haberleriyle kamuoyuna ulaşan siyasetçilerin de bu talebe sahip çıkması beklenir.

Ahde vefa, yalnızca geçmişte yapılan iyilikleri hatırlamak değildir; verilen emeği, ortaya konulan katkıyı ve mesleki sorumluluğu da unutmamaktır.

MECLİS’E AÇIK ÇAĞRI

Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir’in en az 15 yıl mesleki kıdemi bulunan basın kartı sahibi gazetecilere yeşil pasaport verilmesine yönelik teklifi ile Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’ın gazetecileri kapsayan kanun teklifi, basın camiası adına önemli girişimlerdir.

Bu girişimlere teşekkür ediyor, diğer milletvekillerini de gazetecilerin talebine destek vermeye davet ediyoruz.

TBMM’de farklı meslek gruplarına yönelik yeşil pasaport düzenlemeleri ele alınırken gazetecilerin kapsam dışında bırakılması doğru olmayacaktır.

Mesleki kıdem, basın kartı geçmişi ve fiilî çalışma durumu gibi ölçütlerle hakkın kimlere tanınacağı elbette açıkça belirlenebilir. Önemli olan, gazeteciliğin kendine özgü çalışma koşullarının ve uluslararası görev sorumluluğunun dikkate alınmasıdır.

Gazeteciler yeşil pasaport konusunda listenin sonuna değil, en başına alınmalıdır.

Çünkü gazeteci, çoğu zaman yarın için değil, şimdi için yola çıkmak zorundadır.

Ve unutulmamalıdır ki; siyasetçinin sesini duyuran, çalışmalarını kamuoyuna taşıyan, seçim meydanlarından Meclis kürsüsüne kadar haberini yapan gazetecilerin mesleki ihtiyaçlarına sahip çıkmak, aynı zamanda bir ahde vefa meselesidir.

 
 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Adana arap escort Çukurova arap escort Seyhan arap escort Ankara arap escort Mamak arap escort Etimesgut arap escort Polatlı arap escort Pursaklar arap escort Haymana arap escort Çankaya arap escort Keçiören arap escort Sincan arap escort Antalya arap escort Kumluca arap escort Konyaaltı arap escort Manavgat arap escort Muratpaşa arap escort Kaş arap escort Alanya arap escort Kemer arap escort Bursa arap escort Eskişehir arap escort Gaziantep arap escort Şahinbey arap escort Nizip arap escort Şehitkamil arap escort İstanbul arap escort Merter arap escort Nişantaşı arap escort Şerifali arap escort Maltepe arap escort Sancaktepe arap escort Eyüpsultan arap escort Şişli arap escort Kayaşehir arap escort Büyükçekmece arap escort Beşiktaş arap escort Mecidiyeköy arap escort Zeytinburnu arap escort Sarıyer arap escort Bayrampaşa arap escort Fulya arap escort Beyoğlu arap escort Başakşehir arap escort Tuzla arap escort Beylikdüzü arap escort Pendik arap escort Bağcılar arap escort Ümraniye arap escort Üsküdar arap escort Esenyurt arap escort Küçükçekmece arap escort Esenler arap escort Güngören arap escort Kurtköy arap escort Bahçelievler arap escort Sultanbeyli arap escort Ataşehir arap escort Kağıthane arap escort Fatih arap escort Çekmeköy arap escort Çatalca arap escort Bakırköy arap escort Kadıköy arap escort Avcılar arap escort Beykoz arap escort Kartal arap escort İzmir arap escort Balçova arap escort Konak arap escort Bayraklı arap escort Buca arap escort Çiğli arap escort Gaziemir arap escort Bergama arap escort Karşıyaka arap escort Urla arap escort Bornova arap escort Çeşme arap escort Kayseri arap escort Kocaeli arap escort Gebze arap escort İzmit arap escort Malatya arap escort Manisa arap escort Mersin arap escort Yenişehir arap escort Mezitli arap escort Erdemli arap escort Silifke arap escort Akdeniz arap escort Anamur arap escort Muğla arap escort Bodrum arap escort Milas arap escort Dalaman arap escort Marmaris arap escort Fethiye arap escort Datça arap escort Samsun arap escort Atakum arap escort İlkadım arap escort Adıyaman arap escort Afyonkarahisar arap escort Ağrı arap escort Aksaray arap escort Amasya arap escort Ardahan arap escort Artvin arap escort Aydın arap escort Balıkesir arap escort Bartın arap escort Batman arap escort Bayburt arap escort Bilecik arap escort Bingöl arap escort Bitlis arap escort Bolu arap escort Burdur arap escort Çanakkale arap escort Çankırı arap escort Çorum arap escort Denizli arap escort Diyarbakır arap escort Düzce arap escort Edirne arap escort Elazığ arap escort Erzincan arap escort Erzurum arap escort Giresun arap escort Gümüşhane arap escort Hakkari arap escort Hatay arap escort Iğdır arap escort Isparta arap escort Kahramanmaraş arap escort Karabük arap escort Karaman arap escort Kars arap escort Kastamonu arap escort Kırıkkale arap escort Kırklareli arap escort Kırşehir arap escort Kilis arap escort Konya arap escort Kütahya arap escort Mardin arap escort Muş arap escort Nevşehir arap escort Niğde arap escort Ordu arap escort Osmaniye arap escort Rize arap escort Sakarya arap escort Siirt arap escort Sinop arap escort Sivas arap escort Şanlıurfa arap escort Şırnak arap escort Tekirdağ arap escort Tokat arap escort Trabzon arap escort Tunceli arap escort Uşak arap escort Van arap escort Yalova arap escort Yozgat arap escort Zonguldak arap escort
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.