ŞANLIURFA’NIN DEĞERLERİNİ BİRLİKTE TANIYALIM, BARIŞ VE KARDEŞLİĞİ BİRLİKTE BÜYÜTELİM!
ŞANLIURFA’NIN DEĞERLERİNİ BİRLİKTE TANIYALIM, BARIŞ VE KARDEŞLİĞİ BİRLİKTE BÜYÜTELİM!
İzmir Şanlıurfa Federasyonu Başkanı Ferit Mızraklı: “Gönül Köprüsü’nün temel amaçlarından biri, çözüm sürecine toplumsal katkı sunmak, barış ve kardeşlik duygularını güçlendirmektir.”
Türkiye’nin farklı bölgelerini temsil eden 11 federasyonun ortak emeğiyle düzenlenecek Türkiye Gönül Köprüsü Festivali ve Fark-Fest, kültürleri buluşturmanın ötesinde barış, kardeşlik, toplumsal dayanışma ve birlikte yaşama iradesini güçlendirmeyi hedefliyor.
17 Ekim 2026 Cumartesi günü lansmanı gerçekleştirilen organizasyon, 5–15 Kasım 2026 tarihleri arasında İzmir Buca Kaynaklar Cennet Vadisi Sosyal Etkinlikler Alanı’nda düzenlenecek.
İzmir Şanlıurfa Federasyonu Başkanı Ferit Mızraklı, organizasyonun amaçlarından birinin Türkiye’de barış ve kardeşlik ikliminin güçlenmesine, toplumun farklı kesimleri arasında karşılıklı güvenin gelişmesine ve çözüm sürecinin toplumsal zeminde desteklenmesine katkı sunmak olduğunu belirtti.
Mızraklı, kültürlerin bir araya gelmesinin yalnızca bir tanıtım faaliyeti olmadığını, aynı zamanda insanların birbirini anlaması, önyargıların aşılması ve ortak geleceğe dair umutların güçlenmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.
“Bu organizasyonun temelinde barış ve kardeşlik var”
Türkiye’nin farklı bölgelerini temsil eden 11 federasyonun aynı organizasyon çatısı altında buluşmasının önemli bir mesaj taşıdığını belirten Ferit Mızraklı, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Biz bu organizasyona yalnızca bir festival olarak bakmıyoruz. Elbette kültürümüzü, gastronomimizi, müziğimizi ve geleneklerimizi tanıtacağız. Ancak bizim asıl amaçlarımızdan biri de ülkemizde barışın, kardeşliğin ve toplumsal dayanışmanın güçlenmesine katkı sunmaktır.
Türkiye’nin bugün ihtiyaç duyduğu en önemli değerlerden biri, farklılıklarımıza rağmen birbirimizi anlayabilmek ve ortak geleceğimiz etrafında buluşabilmektir. Çözüm sürecinin toplumsal karşılık bulması, insanların birbirine güvenmesi ve kardeşlik duygularının güçlenmesi açısından sivil toplum kuruluşlarına da önemli görevler düşüyor.
Biz 11 federasyon olarak bir araya gelerek şunu söylüyoruz: Farklı kültürlerden, farklı bölgelerden gelebiliriz; ancak barış, huzur ve kardeşlik hepimizin ortak değeridir. Bu buluşmanın, toplumun farklı kesimleri arasında yeni gönül bağları kurulmasına katkı sunmasını istiyoruz.”
“Çözüm süreci yalnızca siyasetin değil, toplumun da meselesidir”
Çözüm sürecinin kalıcı bir toplumsal barışa dönüşmesinde diyalog, karşılıklı anlayış ve sivil toplumun katkısının önemine dikkat çeken Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çözüm süreci dediğimiz mesele, yalnızca siyasi aktörlerin yürüttüğü bir süreç olarak görülmemelidir. Kalıcı barışın sağlanabilmesi için toplumun farklı kesimlerinin de bu sürece katkı sunması, birbirini dinlemesi ve ortak bir gelecek konusunda sorumluluk üstlenmesi gerekir.
Barışın dili, kardeşliğin dili ve toplumsal uzlaşmanın dili her alanda güçlenmelidir. İnsanların birbirine karşı önyargılarının azaldığı, farklılıkların tehdit değil zenginlik olarak görüldüğü bir Türkiye hepimizin ortak arzusudur.
Biz sivil toplum kuruluşları olarak ayrışmayı değil yakınlaşmayı, ötekileştirmeyi değil kucaklaşmayı, çatışmayı değil diyaloğu büyütmek istiyoruz. Gönül Köprüsü’nün anlamı da burada ortaya çıkıyor. İnsanları aynı alanda buluşturmak, kültürlerini paylaşmalarını sağlamak ve birbirlerini daha yakından tanımalarına imkân vermek, toplumsal barışa sunulabilecek değerli katkılardandır.
Elbette bir festival tek başına bütün sorunları çözemez. Ancak barışa giden yol, insanların birbirini tanıdığı, dinlediği ve ortak değerlerde buluşabildiği ortamların çoğalmasından geçer. Biz de bu anlayışla sorumluluk alıyoruz.”
“Şanlıurfa’nın kültürü, kardeşliğin güçlü bir parçasıdır”
Şanlıurfa’nın tarihî mirası, müziği, gastronomisi, misafirperverliği ve köklü gelenekleriyle farklı kültürleri buluşturabilecek güçlü bir değere sahip olduğunu belirten Mızraklı, Şanlıurfa’nın tanıtımının toplumsal birliktelik açısından da önemli olduğunu vurguladı.
“Şanlıurfa, farklı kültürlerin ve geleneklerin bir arada yaşama tecrübesini taşıyan kadim bir şehirdir. Müziğiyle, sofrasıyla, misafirperverliğiyle ve insan ilişkileriyle paylaşmanın önemini anlatır. Biz bu değerleri İzmir’de daha geniş kitlelerle buluşturmak istiyoruz.
Şanlıurfa’nın değerlerini tanıtmak bizim için yalnızca bir memleket meselesi değildir. Aynı zamanda ülkemizin kültürel zenginliğini ortaya koymak, insanlar arasındaki bağları güçlendirmek ve ortak yaşam kültürüne katkı sunmaktır.
Bu nedenle Şanlıurfa Valiliğimizi, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyemizi, milletvekillerimizi, kamu kurumlarımızı ve sivil toplum kuruluşlarımızı bu ortak hedef etrafında buluşmaya davet ediyoruz. Buradaki çağrımız bir yardım beklentisi değil; ortak akıl, kurumsal dayanışma ve birlikte üretme çağrısıdır.”
“11 federasyonun birlikteliği Türkiye’ye verilmiş bir kardeşlik mesajıdır”
Fark-Fest’in gastronomi, sanat, müzik ve yöresel kültürleri bir araya getireceğini belirten Mızraklı, farklı bölgelerden gelen federasyonların ortak hareket etmesinin önemine değindi:
“On bir federasyonun bir araya gelmesi, farklılıklarımıza rağmen ortak hedeflerde buluşabileceğimizin somut bir göstergesidir. Biz bu birlikteliğin yalnızca etkinlik alanıyla sınırlı kalmasını istemiyoruz. Kurulan gönül bağlarının kalıcı olmasını, farklı şehirlerde ve farklı toplumsal kesimler arasında dayanışmanın büyümesini arzu ediyoruz.
Türkiye’nin ihtiyacı, birbirini dışlayan değil birbirini anlayan bir toplum yapısıdır. Gençlerimizin barış içinde bir gelecek hayal edebilmesi, çocuklarımızın kardeşlik duygusuyla büyümesi ve toplumun her kesiminin kendisini bu ülkenin ortak geleceğinin bir parçası olarak görmesi hepimizin sorumluluğudur.
Bizim anlayışımızda birlik, herkesin aynı olması değil; farklılıklarımızla birbirimize saygı duyarak bir arada yaşayabilmektir.”
“Kurumlarımızı ve toplumun bütün kesimlerini bu ortak hedefe davet ediyoruz”
Ferit Mızraklı, barış ve kardeşlik hedefinin yalnızca sözlerle değil, ortak çalışmalarla ve toplumsal dayanışmayla güçlendirilebileceğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Gönül Köprüsü Festivali ve Fark-Fest ile kültürlerimizi tanıtmak, toplumsal diyaloğu geliştirmek ve barışın dilini daha güçlü hâle getirmek istiyoruz. Bu hedefin başarıya ulaşması için kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin, siyasi temsilcilerin ve sivil toplum kuruluşlarının ortak bir anlayışla hareket etmesi önemlidir.
Biz kimseyi dışarıda bırakmadan, ayrıştırmadan ve herhangi bir siyasi görüşün sınırlarına sıkışmadan toplumsal fayda üretmek istiyoruz. Barış ve kardeşlik, hepimizin sahip çıkması gereken ortak bir sorumluluktur.
İnanıyoruz ki insanlar birbirini tanıdıkça önyargılar azalır, diyalog geliştikçe güven artar ve güven güçlendikçe ortak geleceğe dair umutlar büyür.”
Fark-Fest için geri sayım başladı
Türkiye Gönül Köprüsü Festivali ve Fark-Fest, 5–15 Kasım 2026 tarihleri arasında İzmir Buca Kaynaklar Cennet Vadisi Sosyal Etkinlikler Alanı’nda gerçekleştirilecek.
On bir federasyonun ortak emeğiyle düzenlenecek organizasyonda gastronomi, müzik, sanat ve yöresel kültürlerin buluşturulmasının yanı sıra toplumsal dayanışma, barış ve kardeşlik mesajlarının da öne çıkarılması hedefleniyor.
İzmir Şanlıurfa Federasyonu Başkanı Ferit Mızraklı’nın çağrısı ise açık:
“Kültürlerimizi tanıtalım, farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak görelim, çözüm sürecine toplumsal katkı sunalım ve barışı birlikte büyütelim. Çünkü bu ülke hepimizin, geleceğimiz ortak, kardeşliğimiz en büyük değerimizdir.”
Birlikten güç doğar. Kültürlerimizle buluşuyor, gönüllerimizi birleştiriyor; barış, kardeşlik ve ortak gelecek için köprüler kuruyoruz.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.