Gergerlioğlu, Şanlıurfa Cezaevleri’nde yaşanan hak ihlallerini meclis gündemine taşıdı!
Gergerlioğlu, Şanlıurfa Cezaevleri’nde yaşanan hak ihlallerini meclis gündemine taşıdı!
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Şanlıurfa’daki cezaevlerinde gerçekleştirdiği ziyaretlerin ardından tespit ettiği hak ihlallerini, hasta mahpusların durumunu ve ailelerin yaşadığı dramları kamuoyuna duyurdu. Gergerlioğlu, cezaevi yönetimlerinden Adalet ve Aile Bakanlıklarına kadar çok sayıda kurumu eleştirerek "Siz bu insanları içeriden çıkarmamak için mi uğraşıyorsunuz, yoksa memleketin iyiliğini sabote mi etmeye çalışıyorsunuz?" sorusunu yönelterek tepki gösterdi.
Avşin Esma Başkale’ye babasının cenazesi için izin verilmedi!
Şanlıurfa’daki kadın mahpusların durumuna dikkat çeken Gergerlioğlu, Avşin Esma Başkale örneğini vererek yaşanan sürecin zalimlik olduğunu söyledi. Başkale’nin ağır hasta olan babasını görebilmek için nakil istediğini, nakli gecikmeli yapıldığı için babasıyla son bir anı bile biriktiremediğini belirten Gergerlioğlu, genç kadının babasının cenazesine dahi gönderilmediğini vurguladı. Gergerlioğlu, "Genç bir kadın babasının cenazesinden kaçar mı? Bir Urfalı kız, mahpus olsa da babasının taziyesinden kaçmayı düşünmez. Bu kadar ayrı kalmış bir evlada bu izni vermemek büyük bir zalimliktir" dedi.
“Cezaevleri kafaları koparıp yerine yeni kafalar monte etme yeri mi?”
Şanlıurfa T2 Cezaevi’ndeki İdare ve Gözlem Kurullarının tutumunu sert sözlerle eleştiren Gergerlioğlu, mahpusların tahliyelerinin "pişmanlık" dayatmasıyla engellendiğini ifade etti. Kurulların mahpuslara "Terör örgütü de, pişmanım de" şeklinde baskı yaptığını belirten Gergerlioğlu, "Cezaevleri kafaları koparıp yerine yeni kafalar monte etme yeri mi? İnsanların düşüncesinden size ne? 'Senin kafan değişmiyorsa seni burada zorbalıkla tutacağım' mantığı var. Bu iktidarın iflah olma niyeti yok" ifadelerini kullanarak, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor’a da bu durumu duyma çağrısında bulundu.
Kadın mahpuslar kişisel ihtiyaçlarında dahi kısıtlamalarla karşılaşıyorlar!
Cezaevindeki fiziki ve idari eksikliklere değinen Gergerlioğlu, kadın mahpusların saç boyası gibi kişisel ihtiyaçlarında bile kısıtlamalarla karşılaştığını ve kadın infaz koruma memuru sayısının yetersizliği nedeniyle işlerin aksadığını söyledi. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Çelebi Yılmaz’a seslenerek acil takviye talep etti. Ayrıca, 1,5 saat olması gereken açık görüş sürelerinin 40-45 dakikaya düşürüldüğünü ve mahpuslara sinema gibi sosyal kursların verilmediğini ekledi.
"Aort damarı patlamak üzere olan Abdülkadir Kaya tahliye edilmiyor"
Ziyaret ettiği hasta mahpusların hayati risk altında olduğunu vurgulayan Gergerlioğlu, Aort damarında ciddi genişleme tespit edilen Abdülkadir Kaya’nın her an ölebileceğini belirtti. Gergerlioğlu, "Bir hekim olarak söylüyorum, adamı ölüme terk etmişler. Damarı patlayıp öldüğünde 'takdiriilahi' deyip geçiştirecekler. İnfaz erteleme vermemek için neden direniliyor?" dedi.
Gergerlioğlu, Şeker, hemoroid ve karaciğer yağlanması gibi hastalıkları olan Mehmet Yazar’ın, dört üniversite bitirmesine rağmen iyi hal puanının verilmediğini ve tahliye edilmediğini söyledi. Diğer hastalarında sağlık problemleri olduğunu vurgulayan Gergerlioğlu, Zeynal Karakaş, Mehmet Serhat Polatsoy (KOAH), Şervan Muhammed (kalp, mide, guatr) ve Ömer Gül’ün (kalp) durumlarının takip edilmesi gerektiğini belirtti.
Psikologlar görevini yapsın, siyasi işlere karışmasın!
Cezaevlerinde görev yapan psikologların mesleki etik kurallarını çiğnediğini söyleyen Gergerlioğlu, bu görevlilerin mahpusların psikolojisini düzeltmek yerine, onları tahliye etmemek adına siyasi sorular sorduğunu belirtti. Türk Psikologlar Derneği’ne seslenen Gergerlioğlu, "Siz psikologluğunuzu yapın, siyasi işlere niye karışıyorsunuz?" diyerek konuyu Bakanlıkla görüşeceğini bildirdi.
Zeydan Demir’in ailesinin yaşadıkları yürek yakıcı bir dram!
Şanlıurfa 1 No’lu T Tipi Cezaevi’nde kalan Zeydan Demir’in ailesinin yaşadığı dramın yürek yakıcı olduğunu belirten Gergerlioğlu, Demir’in 3 çocuğundan birinin %90 diğerinin %71 engelli olduğunu ifade etti. Engelli çocuklardan birinin dünyada nadir görülen Van der Knaap hastası olduğunu söyleyen Gergerlioğlu, annenin bu çocukları cezaevine getirmekte büyük zorluk yaşadığını, ailenin engelli maaşıyla hayatta kalmaya çalıştığını anlattı.
Aile yılı ilan edip aileleri yıktınız!
Gergerlioğlu, cezaevlerindeki aile dramlarına karşı duyarsız kaldığını söylediği Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ı sert sözlerle eleştirdi. Bakanın bu durumlar için "Bana ne onlardan, Adalet Bakanlığı baksın" dediğini söyleyen Gergerlioğlu, "Siz ne kadar zalim, ne kadar vicdansızsınız. Aile yılı ilan edip aileleri yıktınız. Bu vicdansızca lafları affetmem, hayatımın sonuna kadar peşinizi bırakmayacağım" dedi.
Samet Ali Kert’in çocuğu “Baban cezaevinde çalışıyor” denilerek teselli ediliyor!
Eski bir astsubay olan ve müebbet hapis cezası verilen Samet Ali Kert’in 6 yaşındaki çocuğuyla olan diyaloğunu aktaran Gergerlioğlu, çocuğa babasının cezaevinde çalıştığı yalanının söylendiğini anlattı. Çocuğun babasına telefonda 23 Nisan şiiri okuyup "Baba işi bırak, gel beni okulda izle" dediğini belirten Gergerlioğlu, "Bu insanların psikolojisini dibe vurdurdunuz. Bir çocuğun hatırı için bile vicdanınız uyanmayacak mı?" ifadelerini kullandı.
20 kişilik koğuşta 37 kişi kalıyor!
Şanlıurfa Hilvan Cezaevi kampüsü önünde yaptığı açıklamada cezaevindeki aşırı doluluk oranına dikkat çeken Gergerlioğlu, kapasitenin fersah fersah aşıldığını vurguladı. 20 kişilik koğuşlarda 37 kişinin barındığını belirten Gergerlioğlu, "17 kişi yerlerde yatıyor. Cezaevi müdürleri de 'el mecbur, ne yollarlarsa yatırıyoruz' diyor. Bu sistemin bu şekilde devam etmesi mümkün değil, insani bir durum değil" dedi.
Uyuşturucuya sokakta çözüm bulunmalı, cezaevlerini doldurmak bu sorunu bitirmez!
Cezaevlerindeki adli mahpusların büyük çoğunluğunun uyuşturucu suçlarından yattığını hatırlatan Gergerlioğlu, meselenin sadece hapisle çözülemeyeceğini söyledi. Eski İçişleri Bakanlarının uyuşturucu ticaretine karıştığı iddialarına gönderme yapan Gergerlioğlu, "Uyuşturucuya sokakta, okul önlerinde çözüm bulmazsanız cezaevlerini doldurarak bu işi bitiremezsiniz. Sosyal politikalar ve ciddi takip gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Barış sürecini yorumlayan mahpuslar; “Biz yapıcıyız, idare de yapıcı olsun"
Gergerlioğlu, görüştüğü mahpusların ülkedeki güncel siyasi iklim ve çözüm ihtimallerine dair barışçıl bir tutum sergilediklerini aktardı. Mahpusların, "Biz çatışma ve kan istemiyoruz, ülkede bir barış iklimi için elimizden gelen yapıcılığı gösteriyoruz" dediklerini belirten Gergerlioğlu, cezaevi idaresine ve Bakanlığa şu çağrıyı yaptı: "Mahpuslar bu kadar iyi niyetliyken, siz de en ufak bahanelerle infaz yakmayın. Armudun sapı, üzümün çöpü diyerek insanları fazladan içeride tutarak bu süreci sabote etmeyin." ifadelerini kullandı.
“Su kotasında kadın mahpuslara pozitif ayrımcılık yapılmalı!”
Cezaevindeki temel ihtiyaçlara da değinen Gergerlioğlu, özellikle kadın mahpusların su kullanım kotaları konusunda yaşadığı sıkıntıları dile getirdi. Kadın mahpuslara yönelik su kotasında pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini belirten Gergerlioğlu, bu tür basit görünen ama hayati olan hizmet aksamalarının insan hakları ihlallerine dönüştüğünü söyledi.
Gergerlioğlu, Şanlıurfa cezaevlerindeki havalandırma saatleri, çıplak arama iddiaları ve fiziki koşullar hakkında cezaevi savcısı ve müdürleriyle tekrar görüşeceğini ve bu ihlallerin takipçisi olacağını vurguladı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.