Cumhurbaşkanı Erdoğan kürsüden açıkladı

Gündem 01.11.2026 - 14:19, Güncelleme: 01.11.2026 - 14:19 638 kez okundu.
 

Cumhurbaşkanı Erdoğan kürsüden açıkladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da gerçekleştirilen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ve TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni'nde konuştu.
Türkiye'nin sağlık alanında geliştirdiği yerli teknolojilere değinen Erdoğan, üretilen tıbbi cihazların hem Türkiye'deki hastanelerde kullanıldığını hem de dünyanın farklı ülkelerine ihraç edildiğini belirtti.   "SAĞLIKTA YERLİ TEKNOLOJİLERİMİZİ DÜNYAYA İHRAÇ EDİYORUZ" Sağlık teknolojilerinde yerli üretimin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batman'da üretilen solunum cihazlarının 45 ülkeye ihraç edildiğini açıkladı.   Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:   "Batman’da ürettiğimiz solunum cihazlarımızı hastanelerimizde kullanıyor, 45 ülkeye ihraç ediyoruz."   OTOMATİK ŞOK CİHAZLARI 16 ÜLKEYE GÖNDERİLİYOR Sağlık Bakanlığı ile ASELSAN işbirliğinde geliştirilen otomatik şok cihazlarına da değinen Erdoğan, söz konusu cihazların 16 ülkeye gönderildiğini söyledi.   Mobil dijital röntgen cihazlarının da kamu hastanelerinde kullanılmaya başlandığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:   "Sağlık Bakanlığımızın Aselsan işbirliğiyle geliştirdiği otomatik şok cihazlarımızı 16 ülkeye gönderiyor, mobil dijital röntgen cihazlarımızı kamu hastanelerimizde vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz."   KALP AKCİĞER MAKİNESİ YERLİ İMKANLARLA GELİŞTİRİLDİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin kendi kaynaklarıyla geliştirdiği sağlık teknolojilerinden birinin de kalp akciğer makinesi olduğunu ifade etti.   Erdoğan, "Kalp akciğer makinesini öz kaynaklarımızla geliştirdik ve kullanıma sunduk." dedi.   "ÜRETEN SAĞLIK YAKLAŞIMI STRATEJİK ÖNEME SAHİP" Kurultayın ve eş zamanlı düzenlenen Üreten Sağlık İş Forumu'nun önemine değinen Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti;   Bu sene 12'ncisi düzenlenen Türk Tıp Dünyası Kurultayı ile 2026 TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni'nde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Farklı illerimizden, gönül coğrafyamızdan ve dünyanın dört bir yanından programımızı teşrif eden tüm misafirlerimize şükranlarımı sunuyor, aziz İstanbul'umuza hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Dün biliyorsunuz Ankara'da Türk Devletleri Teşkilatımızın 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ni başarıyla gerçekleştirdik. Öncesinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı Türk devletlerinden seçkin konuklarımızın teşrifleriyle bu sene çok daha coşkulu bir şekilde kutladık. Şimdi de bir başka tören vesilesiyle Türk dünyasından kardeşlerimizle bir aradayız. Tıp biliminin nabzını tutan bu anlamlı organizasyonu yine başarıyla tertipleyerek bizleri buluşturan Sağlık Bakanlığımızı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığımızı yürekten tebrik ediyorum.   "SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZ GECE GÜNDÜZ ÖZVERİYLE ÇALIŞIYOR" Sizlerin şahsında 81 ilimizde gecesini gündüzüne katarak çalışan, hastalara şifa dağıtan, hasta yakınlarına ümit ve dirayet aşılayan sağlık ordumuzun her bir mensubuna selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Hekimlerimiz, hemşirelerimiz, hasta bakıcılarımız, teknisyenlerimiz; yani sağlık çalışanlarımızın hemen hepsi hakikaten yüksek bir tempoda görev yapıyor, milletimizin kaliteli sağlık hizmetlerine hızlıca erişebilmesi için gece gündüz demeden özveriyle çalışıyor.   Merhum Erdem Bayazıt'ın o veciz ifadesiyle "beyaz giysilerinden uykular dökülen" tabiplerimiz çoğu zaman kendilerine ve ailelerine ayıracakları vakitten feragat ederek, gerektiğinde daha az uyuyarak, daha az dinlenerek dertlere deva olabilmek için çaba harcıyor. Bu vesileyle ister kamuda isterse özel sektörde olsun sağlık hizmetlerimizin bugünkü seviyelere gelmesinde payı olan; emekleriyle, gayretleriyle, çalışkanlıklarıyla daha sağlıklı bir Türkiye'nin inşasına katkı sunan tüm kardeşlerimize, tüm hocalarımıza bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Sağlık bilimlerine yeni eserler, yeni ufuklar kazandıran, hastalarımızın hayatına dokunan fakat bugün aramızda olmayan tüm doktorlarımızı da rahmetle yâd ediyorum.   "TIP DÜNYASININ PAYDAŞLARI AYNI MASA ETRAFINDA BULUŞACAK" Şunu öncelikle ve özellikle ifade etmek istiyorum; Tıp dünyasının tüm paydaşlarının aynı masa etrafında buluşması, aynı meseleler üzerine istişarelerde bulunması çok ama çok değerlidir. Bu anlamda 3 gün boyunca icra edilen bilimsel oturumların verimli geçmiş olmasını, buralardan sadır olacak fikirlerin ise sağlık camiamız, milletimiz, Türk dünyası ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda planlanan ve "Üreten Sağlık" yaklaşımını merkeze alan 12. Kurultay'ı yeni yol haritalarının değerlendirilmesi noktasında son derece stratejik bir buluşma olarak görüyorum. Aynı şekilde ilaç, aşı ve tıbbi cihaz sektörlerini akademi ve iş dünyasıyla bir araya getiren Üreten Sağlık İş Forumu'nun da yeni yatırım hamlelerine kapı aralayacağına inanıyorum. Birazdan farklı kategorilerde ödüllerini takdim edeceğimiz bilim insanlarımızı ve firmalarımızı tebrik ediyor, hem tıp literatürüne hem de sağlık sektörüne yaptıkları katkılar için kendilerine teşekkür ediyorum.   Bugün başarılarıyla milletçe iftihar ettiğimiz kıymetli hocamız Sayın Aziz Sancar da aramızda. Aziz Sancar hocamızın "Ben bilim yapmayı ondan öğrendim" diyerek kendisinden sitayişle söz ettiği merhum Profesör Doktor Muzaffer Aksoy'un şu sözlerini burada sizlerle paylaşmak isterim. Tıbba nasıl baktığımızı, hekimlerimizin insanlık için ne kadar önemli olduğunu ülkemizin yetiştirdiği en önemli bilim insanlarından Muzaffer Aksoy hocamızın şu cümlelerinde çok net görebiliyoruz; Tıp öyle bir bilim dalı ki konusu insanın maddi ve manevi acılarını dindirmek ve ona çare bulmaktır. Tıbbın bu asil amacına yaklaşabilmek ve hatta erişebilmek için onun evlatları olan doktorlar yalnız akıllarıyla değil, hayatları pahasına çalıştılar; bu uğurda vatan ve hürriyet için ölenler kadar takdis edilmeye layık şehitler verdiler. Fakat asil olduğu kadar çok tehlikeli olan bu yoldan vazgeçmediler.   "TIP VE HEKİMLİK HAYATİ BİR ÖNEME SAHİPTİR" İşte bu vasıfta binlerce kahraman, yüzlerce yıl zekâdan, akıldan, azimden ve iradeden yoğrulmuş çekiçlerini bu uğurda salladılar. İnsan zekâsının hayret verici ürünlerinden biri olan tıp ilmini meydana getirdiler. Acılı insanlığın ona minnet ve şükranlarından örnekler mi istiyorsunuz? Git, biraz önce ızdırap ve ağrıların en can alıcısından kıvranan anneyi dinle. Git, serumuyla çocuğunu kurtaran köy hekimine duygusunu ilkel fakat içli sözlerle anlatırken dinle. Git, yarım saat önce ameliyat masasına yarı ölü terk ettiği babasının operatörün ameliyatıyla tekrar hayata döndüğünü görerek saadetlerin en yücesini duymakta olan oğlun sözlerini dinle.   Evet; tıp ve hekimlik bizim için işte bu kadar hayati bir öneme sahiptir. Her şeyden önce bizim inanç değerlerimiz yaşamak ve yaşatmak üzerine kuruludur. Bir fidana can suyu vermek, kanadı kırık bir serçeyi şefkatle tedavi etmek, yalnızca bedene değil ruha da şifa ve sekinet temin etmek tarihimizin ve kimliğimizin özünü teşkil etmektedir. Bir insanı öldürmenin tüm insanlığı öldürmek, bir insanı yaşatmanın da tüm insanlığı yaşatmak olarak görülmesi şifa medeniyetimizin inanç ve iman temelleridir.   "13. ASIRDAN İTİBAREN İNSANLIĞA IŞIK SAÇMIŞ BİR MİLLETİZ" Kıymetli hocalarım, tarihimize baktığımızda bize özel bu şifa medeniyetinin sembolü olan sayısız örnekle karşılaşıyoruz. Biliyorsunuz biz daha 13. asırdan itibaren hem hekimlerimizle hem de darüşşifalarımızla Anadolu'ya ve insanlığa ışık saçmış bir milletiz. Selçuklu döneminde inşa edilen Kayseri'deki Gevher Nesibe Hatun Darüşşifası, Sivas'taki İzzettin Keykavus Darüşşifası, restorasyon işlemlerini tamamlayarak geçtiğimiz sene Tokat'ta yeniden hizmete aldığımız Gökmedrese bunlardan bazılarıdır. Aynı şekilde Osmanlı'nın vakıflar eliyle hayata geçirdiği Edirne, Bursa, Fatih, Haseki Sultan, Atik Valide darüşşifaları ve daha nicesi sağlık meselesine nasıl yaklaştığımızı gösteren mihenk taşlarıdır. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum; bunların tamamında sağlık hizmetleri bilâbedel, yani ücretsiz veriliyordu. Hasta yakınları tabhane denilen misafirhanelerde yine ücretsiz konaklıyordu. Talebeler ise hem teorik hem pratik boyutlarıyla tıp ilmini tahsil ediyorlardı.   İbn-i Sina'nın birikimi Şerafeddin Sabuncuoğlu, Altuncuzade, Şeyh Salih, Hekimbaşı Ahi Mehmed Çelebi ve daha pek çok isimle asırlar boyunca Türk-İslam coğrafyasında zenginleşti, dünyaya buradan ihraç edildi. Hipokrat'ın "Bir yerde tıp sevgisi varsa, orada insanlık sevgisi vardır" sözü Şeyh Edebali'nin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" vecizesinde hayat buldu.   "KURUMLARIMIZ DÜNYACA ÜNLÜ HEKİMLER YETİŞTİRDİ" Şurası da çok önemlidir; Avrupa'da psikiyatrik rahatsızlıkları olan hastalar canlı canlı yakılırken buradaki bimarhanelerde hastalar diğer yöntemlerin yanı sıra musiki makamlarıyla, su sesleriyle, aromaterapi ile tedavi edildi. 19. asırdan itibaren Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane ve diğer eğitim kurumlarımız dünyaca ünlü hekimler yetiştirdi. Cumhuriyetle birlikte tıptaki bu birikim üniversitelerimiz ve hocalarımızın katkılarıyla daha da geliştirildi, takviye edildi. Şunu da ayrıca dikkatlerinize sunmak isterim; tıpta bilgi, maharet, yetenek ve kabiliyet şüphesiz önemlidir. Fakat bizde tüm bunlar aynı zamanda hekimlik ahlakıyla teçhiz edilmiştir. Hekimin halden anlaması, vicdan ve sorumluluk sahibi olması, hastaya ve hayata mütekamil bir nazarla bakması beklenmiştir. Yani bugün tıp etiği olarak adlandırılan kural ve normlar bizde zaten bir hekimin taşıması gereken hasletler olarak ele alınmıştır.   Hamdolsun bugün de bilim insanlarımız oldukça nitelikli, deyim yerindeyse çığır açan işlere imza atmayı sürdürüyor. Nitekim birazdan TÜSEB ödüllerini tevcih edeceğimiz hocalarımız, kuruluşlarımız farklı alanlarda çok önemli çalışmalar icra ediyor. Geçmişteki başarılarımızın yeni buluşlarla, yeni eserlerle devam ettirilmesini bu açıdan çok kıymetli buluyorum. Gençlerimizin de sizleri örnek alarak ileride inşallah çok daha büyük işler başaracağından hiçbir şüphe duymuyorum.   "TIPTA DEVRİM NİTELİĞİNDE GELİŞMELER YAŞANIYOR" Sizlerin de çok iyi bildiği bu hakikatleri esasında şunun için ifade ediyorum: Bugün diğer alanlar gibi tıpta da devrim niteliğinde gelişmeler yaşanıyor. Özellikle yapay zeka ve dijital teknolojilerin devreye girmesiyle araştırma-geliştirme çalışmalarından üretim metotlarına sürecin her aşamasında önemli kazanımlar elde ediliyor. Artık cerrahi operasyonlar yüzlerce kilometre mesafeden makineler yardımıyla gerçekleştiriliyor, hastaların durumu uzaktan takip ediliyor. Burada odaklanmamız gereken temel husus, bu yeniliklere adapte olabilmenin ötesinde akışa yön verebilmektir. Geliştirdiğimiz ürün ve projelerle, yaptığımız bilimsel araştırmalarla sürekli daha iyinin peşinde olabilmektir.   "TIBBİ CİHAZ VE EKİPMANLARIMIZI ARTIK BİZ ÜRETİYORUZ" Bizler devlet ve hükümet olarak 24 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Yatırımlarımızla, desteklerimizle, teşviklerimizle sağlık altyapımızı güçlendirmek için yoğun gayret sarf ediyoruz. Bilhassa sağlıkta yerli üretim modeliyle tıbbi cihaz ve ekipmanlarımızı dışarıdan almak yerine artık biz üretiyoruz. Batman'da kendi imkanlarımızla ürettiğimiz solunum cihazlarımızı hem hastanelerimizde kullanıyor hem de 45 ülkeye ihraç ediyoruz. Sağlık Bakanlığımızın ASELSAN iş birliğiyle geliştirdiği otomatik şok cihazlarımızı 16 ülkeye gönderiyor, mobil dijital röntgen cihazlarımızı kamu hastanelerimizde vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz. Dünyada çok az ülkenin üretebildiği kalp-akciğer makinesini tamamen öz kaynaklarımızla geliştirdik ve kullanıma sunduk. İleri teknolojiyle donatılan yapay zeka destekli yerli yoğun bakım monitörlerimizi kliniklerimizde kullanmaya başladık.   Kanserle mücadelede kişiselleştirilmiş tedavinin zirvesi olan CAR-T hücre tedavileri ve üretim teknolojisini kendi mühendislik kabiliyetlerimizle üretip başarıyla uyguluyoruz. Şimdi hedefimiz kendi ultrason cihazımızı geliştirmek. İnşallah önümüzdeki iki senenin sonunda en az yüzde 71 yerlilik oranına sahip, yıllık 700 ultrason cihazı üreteceğiz. Tıbbi cihaz tedariğinde de yerli ürünlere artık daha fazla ağırlık veriyoruz. Son bir yılda kamu alımlarındaki yerlilik oranını 7 puan artırdık. Bütün bunları birer başlangıç olarak görüyoruz. İnşallah çok daha güzel, çok daha verimli işler yapacağız.   "SAĞLIK MİMARİMİZİ DAHA DAYANIKLI HALE GETİRECEĞİZ" Sağlık mimarimizi tüm bileşenleriyle çok daha verimli, nitelikli, dayanıklı hale getireceğiz. Savunma sanayiinde nasıl destan yazdıysak aynı başarıları sağlık sektöründe de elde edeceğiz. Bu süreçte varsa eksiklerimiz gidereceğiz. Şayet varsa ihmallerimiz telafi edeceğiz. Sizlerin de güçlü desteğiyle sağlıkta zirveye oynamayı sürdüreceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı'nın bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Ödül sahiplerimizi tekrar tebrik ediyorum. Programa iştirak eden tüm kardeşlerime, tüm hocalarıma, misafirlerimizin tamamına şükranlarımı sunuyorum. 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da gerçekleştirilen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ve TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni'nde konuştu.

Türkiye'nin sağlık alanında geliştirdiği yerli teknolojilere değinen Erdoğan, üretilen tıbbi cihazların hem Türkiye'deki hastanelerde kullanıldığını hem de dünyanın farklı ülkelerine ihraç edildiğini belirtti.

 

"SAĞLIKTA YERLİ TEKNOLOJİLERİMİZİ DÜNYAYA İHRAÇ EDİYORUZ"

Sağlık teknolojilerinde yerli üretimin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batman'da üretilen solunum cihazlarının 45 ülkeye ihraç edildiğini açıkladı.

 

Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

 

"Batman’da ürettiğimiz solunum cihazlarımızı hastanelerimizde kullanıyor, 45 ülkeye ihraç ediyoruz."

 

OTOMATİK ŞOK CİHAZLARI 16 ÜLKEYE GÖNDERİLİYOR

Sağlık Bakanlığı ile ASELSAN işbirliğinde geliştirilen otomatik şok cihazlarına da değinen Erdoğan, söz konusu cihazların 16 ülkeye gönderildiğini söyledi.

 

Mobil dijital röntgen cihazlarının da kamu hastanelerinde kullanılmaya başlandığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

 

"Sağlık Bakanlığımızın Aselsan işbirliğiyle geliştirdiği otomatik şok cihazlarımızı 16 ülkeye gönderiyor, mobil dijital röntgen cihazlarımızı kamu hastanelerimizde vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz."

 

KALP AKCİĞER MAKİNESİ YERLİ İMKANLARLA GELİŞTİRİLDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin kendi kaynaklarıyla geliştirdiği sağlık teknolojilerinden birinin de kalp akciğer makinesi olduğunu ifade etti.

 

Erdoğan, "Kalp akciğer makinesini öz kaynaklarımızla geliştirdik ve kullanıma sunduk." dedi.

 

"ÜRETEN SAĞLIK YAKLAŞIMI STRATEJİK ÖNEME SAHİP"

Kurultayın ve eş zamanlı düzenlenen Üreten Sağlık İş Forumu'nun önemine değinen Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti;

 

Bu sene 12'ncisi düzenlenen Türk Tıp Dünyası Kurultayı ile 2026 TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni'nde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Farklı illerimizden, gönül coğrafyamızdan ve dünyanın dört bir yanından programımızı teşrif eden tüm misafirlerimize şükranlarımı sunuyor, aziz İstanbul'umuza hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Dün biliyorsunuz Ankara'da Türk Devletleri Teşkilatımızın 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ni başarıyla gerçekleştirdik. Öncesinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı Türk devletlerinden seçkin konuklarımızın teşrifleriyle bu sene çok daha coşkulu bir şekilde kutladık. Şimdi de bir başka tören vesilesiyle Türk dünyasından kardeşlerimizle bir aradayız. Tıp biliminin nabzını tutan bu anlamlı organizasyonu yine başarıyla tertipleyerek bizleri buluşturan Sağlık Bakanlığımızı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığımızı yürekten tebrik ediyorum.

 

"SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZ GECE GÜNDÜZ ÖZVERİYLE ÇALIŞIYOR"

Sizlerin şahsında 81 ilimizde gecesini gündüzüne katarak çalışan, hastalara şifa dağıtan, hasta yakınlarına ümit ve dirayet aşılayan sağlık ordumuzun her bir mensubuna selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Hekimlerimiz, hemşirelerimiz, hasta bakıcılarımız, teknisyenlerimiz; yani sağlık çalışanlarımızın hemen hepsi hakikaten yüksek bir tempoda görev yapıyor, milletimizin kaliteli sağlık hizmetlerine hızlıca erişebilmesi için gece gündüz demeden özveriyle çalışıyor.

 

Merhum Erdem Bayazıt'ın o veciz ifadesiyle "beyaz giysilerinden uykular dökülen" tabiplerimiz çoğu zaman kendilerine ve ailelerine ayıracakları vakitten feragat ederek, gerektiğinde daha az uyuyarak, daha az dinlenerek dertlere deva olabilmek için çaba harcıyor. Bu vesileyle ister kamuda isterse özel sektörde olsun sağlık hizmetlerimizin bugünkü seviyelere gelmesinde payı olan; emekleriyle, gayretleriyle, çalışkanlıklarıyla daha sağlıklı bir Türkiye'nin inşasına katkı sunan tüm kardeşlerimize, tüm hocalarımıza bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Sağlık bilimlerine yeni eserler, yeni ufuklar kazandıran, hastalarımızın hayatına dokunan fakat bugün aramızda olmayan tüm doktorlarımızı da rahmetle yâd ediyorum.

 

"TIP DÜNYASININ PAYDAŞLARI AYNI MASA ETRAFINDA BULUŞACAK"

Şunu öncelikle ve özellikle ifade etmek istiyorum; Tıp dünyasının tüm paydaşlarının aynı masa etrafında buluşması, aynı meseleler üzerine istişarelerde bulunması çok ama çok değerlidir. Bu anlamda 3 gün boyunca icra edilen bilimsel oturumların verimli geçmiş olmasını, buralardan sadır olacak fikirlerin ise sağlık camiamız, milletimiz, Türk dünyası ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda planlanan ve "Üreten Sağlık" yaklaşımını merkeze alan 12. Kurultay'ı yeni yol haritalarının değerlendirilmesi noktasında son derece stratejik bir buluşma olarak görüyorum. Aynı şekilde ilaç, aşı ve tıbbi cihaz sektörlerini akademi ve iş dünyasıyla bir araya getiren Üreten Sağlık İş Forumu'nun da yeni yatırım hamlelerine kapı aralayacağına inanıyorum. Birazdan farklı kategorilerde ödüllerini takdim edeceğimiz bilim insanlarımızı ve firmalarımızı tebrik ediyor, hem tıp literatürüne hem de sağlık sektörüne yaptıkları katkılar için kendilerine teşekkür ediyorum.

 

Bugün başarılarıyla milletçe iftihar ettiğimiz kıymetli hocamız Sayın Aziz Sancar da aramızda. Aziz Sancar hocamızın "Ben bilim yapmayı ondan öğrendim" diyerek kendisinden sitayişle söz ettiği merhum Profesör Doktor Muzaffer Aksoy'un şu sözlerini burada sizlerle paylaşmak isterim. Tıbba nasıl baktığımızı, hekimlerimizin insanlık için ne kadar önemli olduğunu ülkemizin yetiştirdiği en önemli bilim insanlarından Muzaffer Aksoy hocamızın şu cümlelerinde çok net görebiliyoruz; Tıp öyle bir bilim dalı ki konusu insanın maddi ve manevi acılarını dindirmek ve ona çare bulmaktır. Tıbbın bu asil amacına yaklaşabilmek ve hatta erişebilmek için onun evlatları olan doktorlar yalnız akıllarıyla değil, hayatları pahasına çalıştılar; bu uğurda vatan ve hürriyet için ölenler kadar takdis edilmeye layık şehitler verdiler. Fakat asil olduğu kadar çok tehlikeli olan bu yoldan vazgeçmediler.

 

"TIP VE HEKİMLİK HAYATİ BİR ÖNEME SAHİPTİR"

İşte bu vasıfta binlerce kahraman, yüzlerce yıl zekâdan, akıldan, azimden ve iradeden yoğrulmuş çekiçlerini bu uğurda salladılar. İnsan zekâsının hayret verici ürünlerinden biri olan tıp ilmini meydana getirdiler. Acılı insanlığın ona minnet ve şükranlarından örnekler mi istiyorsunuz? Git, biraz önce ızdırap ve ağrıların en can alıcısından kıvranan anneyi dinle. Git, serumuyla çocuğunu kurtaran köy hekimine duygusunu ilkel fakat içli sözlerle anlatırken dinle. Git, yarım saat önce ameliyat masasına yarı ölü terk ettiği babasının operatörün ameliyatıyla tekrar hayata döndüğünü görerek saadetlerin en yücesini duymakta olan oğlun sözlerini dinle.

 

Evet; tıp ve hekimlik bizim için işte bu kadar hayati bir öneme sahiptir. Her şeyden önce bizim inanç değerlerimiz yaşamak ve yaşatmak üzerine kuruludur. Bir fidana can suyu vermek, kanadı kırık bir serçeyi şefkatle tedavi etmek, yalnızca bedene değil ruha da şifa ve sekinet temin etmek tarihimizin ve kimliğimizin özünü teşkil etmektedir. Bir insanı öldürmenin tüm insanlığı öldürmek, bir insanı yaşatmanın da tüm insanlığı yaşatmak olarak görülmesi şifa medeniyetimizin inanç ve iman temelleridir.

 

"13. ASIRDAN İTİBAREN İNSANLIĞA IŞIK SAÇMIŞ BİR MİLLETİZ"

Kıymetli hocalarım, tarihimize baktığımızda bize özel bu şifa medeniyetinin sembolü olan sayısız örnekle karşılaşıyoruz. Biliyorsunuz biz daha 13. asırdan itibaren hem hekimlerimizle hem de darüşşifalarımızla Anadolu'ya ve insanlığa ışık saçmış bir milletiz. Selçuklu döneminde inşa edilen Kayseri'deki Gevher Nesibe Hatun Darüşşifası, Sivas'taki İzzettin Keykavus Darüşşifası, restorasyon işlemlerini tamamlayarak geçtiğimiz sene Tokat'ta yeniden hizmete aldığımız Gökmedrese bunlardan bazılarıdır. Aynı şekilde Osmanlı'nın vakıflar eliyle hayata geçirdiği Edirne, Bursa, Fatih, Haseki Sultan, Atik Valide darüşşifaları ve daha nicesi sağlık meselesine nasıl yaklaştığımızı gösteren mihenk taşlarıdır. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum; bunların tamamında sağlık hizmetleri bilâbedel, yani ücretsiz veriliyordu. Hasta yakınları tabhane denilen misafirhanelerde yine ücretsiz konaklıyordu. Talebeler ise hem teorik hem pratik boyutlarıyla tıp ilmini tahsil ediyorlardı.

 

İbn-i Sina'nın birikimi Şerafeddin Sabuncuoğlu, Altuncuzade, Şeyh Salih, Hekimbaşı Ahi Mehmed Çelebi ve daha pek çok isimle asırlar boyunca Türk-İslam coğrafyasında zenginleşti, dünyaya buradan ihraç edildi. Hipokrat'ın "Bir yerde tıp sevgisi varsa, orada insanlık sevgisi vardır" sözü Şeyh Edebali'nin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" vecizesinde hayat buldu.

 

"KURUMLARIMIZ DÜNYACA ÜNLÜ HEKİMLER YETİŞTİRDİ"

Şurası da çok önemlidir; Avrupa'da psikiyatrik rahatsızlıkları olan hastalar canlı canlı yakılırken buradaki bimarhanelerde hastalar diğer yöntemlerin yanı sıra musiki makamlarıyla, su sesleriyle, aromaterapi ile tedavi edildi. 19. asırdan itibaren Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane ve diğer eğitim kurumlarımız dünyaca ünlü hekimler yetiştirdi. Cumhuriyetle birlikte tıptaki bu birikim üniversitelerimiz ve hocalarımızın katkılarıyla daha da geliştirildi, takviye edildi. Şunu da ayrıca dikkatlerinize sunmak isterim; tıpta bilgi, maharet, yetenek ve kabiliyet şüphesiz önemlidir. Fakat bizde tüm bunlar aynı zamanda hekimlik ahlakıyla teçhiz edilmiştir. Hekimin halden anlaması, vicdan ve sorumluluk sahibi olması, hastaya ve hayata mütekamil bir nazarla bakması beklenmiştir. Yani bugün tıp etiği olarak adlandırılan kural ve normlar bizde zaten bir hekimin taşıması gereken hasletler olarak ele alınmıştır.

 

Hamdolsun bugün de bilim insanlarımız oldukça nitelikli, deyim yerindeyse çığır açan işlere imza atmayı sürdürüyor. Nitekim birazdan TÜSEB ödüllerini tevcih edeceğimiz hocalarımız, kuruluşlarımız farklı alanlarda çok önemli çalışmalar icra ediyor. Geçmişteki başarılarımızın yeni buluşlarla, yeni eserlerle devam ettirilmesini bu açıdan çok kıymetli buluyorum. Gençlerimizin de sizleri örnek alarak ileride inşallah çok daha büyük işler başaracağından hiçbir şüphe duymuyorum.

 

"TIPTA DEVRİM NİTELİĞİNDE GELİŞMELER YAŞANIYOR"

Sizlerin de çok iyi bildiği bu hakikatleri esasında şunun için ifade ediyorum: Bugün diğer alanlar gibi tıpta da devrim niteliğinde gelişmeler yaşanıyor. Özellikle yapay zeka ve dijital teknolojilerin devreye girmesiyle araştırma-geliştirme çalışmalarından üretim metotlarına sürecin her aşamasında önemli kazanımlar elde ediliyor. Artık cerrahi operasyonlar yüzlerce kilometre mesafeden makineler yardımıyla gerçekleştiriliyor, hastaların durumu uzaktan takip ediliyor. Burada odaklanmamız gereken temel husus, bu yeniliklere adapte olabilmenin ötesinde akışa yön verebilmektir. Geliştirdiğimiz ürün ve projelerle, yaptığımız bilimsel araştırmalarla sürekli daha iyinin peşinde olabilmektir.

 

"TIBBİ CİHAZ VE EKİPMANLARIMIZI ARTIK BİZ ÜRETİYORUZ"

Bizler devlet ve hükümet olarak 24 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Yatırımlarımızla, desteklerimizle, teşviklerimizle sağlık altyapımızı güçlendirmek için yoğun gayret sarf ediyoruz. Bilhassa sağlıkta yerli üretim modeliyle tıbbi cihaz ve ekipmanlarımızı dışarıdan almak yerine artık biz üretiyoruz. Batman'da kendi imkanlarımızla ürettiğimiz solunum cihazlarımızı hem hastanelerimizde kullanıyor hem de 45 ülkeye ihraç ediyoruz. Sağlık Bakanlığımızın ASELSAN iş birliğiyle geliştirdiği otomatik şok cihazlarımızı 16 ülkeye gönderiyor, mobil dijital röntgen cihazlarımızı kamu hastanelerimizde vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz. Dünyada çok az ülkenin üretebildiği kalp-akciğer makinesini tamamen öz kaynaklarımızla geliştirdik ve kullanıma sunduk. İleri teknolojiyle donatılan yapay zeka destekli yerli yoğun bakım monitörlerimizi kliniklerimizde kullanmaya başladık.

 

Kanserle mücadelede kişiselleştirilmiş tedavinin zirvesi olan CAR-T hücre tedavileri ve üretim teknolojisini kendi mühendislik kabiliyetlerimizle üretip başarıyla uyguluyoruz. Şimdi hedefimiz kendi ultrason cihazımızı geliştirmek. İnşallah önümüzdeki iki senenin sonunda en az yüzde 71 yerlilik oranına sahip, yıllık 700 ultrason cihazı üreteceğiz. Tıbbi cihaz tedariğinde de yerli ürünlere artık daha fazla ağırlık veriyoruz. Son bir yılda kamu alımlarındaki yerlilik oranını 7 puan artırdık. Bütün bunları birer başlangıç olarak görüyoruz. İnşallah çok daha güzel, çok daha verimli işler yapacağız.

 

"SAĞLIK MİMARİMİZİ DAHA DAYANIKLI HALE GETİRECEĞİZ"

Sağlık mimarimizi tüm bileşenleriyle çok daha verimli, nitelikli, dayanıklı hale getireceğiz. Savunma sanayiinde nasıl destan yazdıysak aynı başarıları sağlık sektöründe de elde edeceğiz. Bu süreçte varsa eksiklerimiz gidereceğiz. Şayet varsa ihmallerimiz telafi edeceğiz. Sizlerin de güçlü desteğiyle sağlıkta zirveye oynamayı sürdüreceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı'nın bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Ödül sahiplerimizi tekrar tebrik ediyorum. Programa iştirak eden tüm kardeşlerime, tüm hocalarıma, misafirlerimizin tamamına şükranlarımı sunuyorum. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Adana arap escort Çukurova arap escort Seyhan arap escort Ankara arap escort Mamak arap escort Etimesgut arap escort Polatlı arap escort Pursaklar arap escort Haymana arap escort Çankaya arap escort Keçiören arap escort Sincan arap escort Antalya arap escort Kumluca arap escort Konyaaltı arap escort Manavgat arap escort Muratpaşa arap escort Kaş arap escort Alanya arap escort Kemer arap escort Bursa arap escort Eskişehir arap escort Gaziantep arap escort Şahinbey arap escort Nizip arap escort Şehitkamil arap escort İstanbul arap escort Merter arap escort Nişantaşı arap escort Şerifali arap escort Maltepe arap escort Sancaktepe arap escort Eyüpsultan arap escort Şişli arap escort Kayaşehir arap escort Büyükçekmece arap escort Beşiktaş arap escort Mecidiyeköy arap escort Zeytinburnu arap escort Sarıyer arap escort Bayrampaşa arap escort Fulya arap escort Beyoğlu arap escort Başakşehir arap escort Tuzla arap escort Beylikdüzü arap escort Pendik arap escort Bağcılar arap escort Ümraniye arap escort Üsküdar arap escort Esenyurt arap escort Küçükçekmece arap escort Esenler arap escort Güngören arap escort Kurtköy arap escort Bahçelievler arap escort Sultanbeyli arap escort Ataşehir arap escort Kağıthane arap escort Fatih arap escort Çekmeköy arap escort Çatalca arap escort Bakırköy arap escort Kadıköy arap escort Avcılar arap escort Beykoz arap escort Kartal arap escort İzmir arap escort Balçova arap escort Konak arap escort Bayraklı arap escort Buca arap escort Çiğli arap escort Gaziemir arap escort Bergama arap escort Karşıyaka arap escort Urla arap escort Bornova arap escort Çeşme arap escort Kayseri arap escort Kocaeli arap escort Gebze arap escort İzmit arap escort Malatya arap escort Manisa arap escort Mersin arap escort Yenişehir arap escort Mezitli arap escort Erdemli arap escort Silifke arap escort Akdeniz arap escort Anamur arap escort Muğla arap escort Bodrum arap escort Milas arap escort Dalaman arap escort Marmaris arap escort Fethiye arap escort Datça arap escort Samsun arap escort Atakum arap escort İlkadım arap escort Adıyaman arap escort Afyonkarahisar arap escort Ağrı arap escort Aksaray arap escort Amasya arap escort Ardahan arap escort Artvin arap escort Aydın arap escort Balıkesir arap escort Bartın arap escort Batman arap escort Bayburt arap escort Bilecik arap escort Bingöl arap escort Bitlis arap escort Bolu arap escort Burdur arap escort Çanakkale arap escort Çankırı arap escort Çorum arap escort Denizli arap escort Diyarbakır arap escort Düzce arap escort Edirne arap escort Elazığ arap escort Erzincan arap escort Erzurum arap escort Giresun arap escort Gümüşhane arap escort Hakkari arap escort Hatay arap escort Iğdır arap escort Isparta arap escort Kahramanmaraş arap escort Karabük arap escort Karaman arap escort Kars arap escort Kastamonu arap escort Kırıkkale arap escort Kırklareli arap escort Kırşehir arap escort Kilis arap escort Konya arap escort Kütahya arap escort Mardin arap escort Muş arap escort Nevşehir arap escort Niğde arap escort Ordu arap escort Osmaniye arap escort Rize arap escort Sakarya arap escort Siirt arap escort Sinop arap escort Sivas arap escort Şanlıurfa arap escort Şırnak arap escort Tekirdağ arap escort Tokat arap escort Trabzon arap escort Tunceli arap escort Uşak arap escort Van arap escort Yalova arap escort Yozgat arap escort Zonguldak arap escort
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.