Baydemir: Hırsızlar ve vampirler karanlığı sever
Baydemir: Hırsızlar ve vampirler karanlığı sever
Barış ve Demokrasi Partisi Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Osman Baydemir seçim sonuçlarının netleşmesinin ardından dün kent esnafı ile vedalaştı. 30 Mart yerel seçimlerinde Büyükşehir belediyesini yüzde 61.7 ile Ak Parti adayı Celalettin Güvenç’in kazanmasının ardından BDP adayı Baydemir kentten ayrılma hazırlıkları yapıyor. Dün esnafı ziyaret ederek helallik dileyen Baydemir, seçimleri değerlendiren yaptığı sert açıklama ile seçimlerin şaibeli olduğunu söyledi. Baydemir özellikle oylarını BDP’ye verenlerin haklarını helal etmesini istediği açıklanmasında oylarını koruyamadıklarını belirtti
Demokrasi tarihinin en karanlık seçiminin Şanlıurfa’da yaşandığını ileri süren Baydemir, basın mensuplarına yaptığı açıklamada Sandık başına giden, oyunu kullanan herkese teşekkürlerini sundu.
Baydemir, ‘Bizim temel arzumuz tam da demokrasiye uygun geçmesi için çaba sarf etmekti. Cumhuriyet tarihi boyunca en karanlık seçimi yaptık. 2014 yerel seçimin en karanlığı Şanlıurfa’da geçti. 60 gün boyunca tv kanallarında “ elektrik giderse bu işe şaibe karışır dedik.” Ey hükümet,ey bakan efendi elektrik gitmesin dedik. Haliliye, Eyyübiye’de, Karaköprü’de elektrik kesildi. Beş saat boyunca elektrik gelmedi. Elektriğin kesildiği okulda vali efendi ne yaptın. Yarasalar karanlığı sever. Vampirler, karanlığı sever, hırsızlar karanlığı sever. Bu sonuç karanlığın yaratmış olduğu sonuçtur. Karanlığın yaratmış olduğu tablodur.’ Dedi.
‘USULSÜZ BİR SEÇİM’
Seçmenin oyuna müdahale edilmesini doğru bulmadığı kaydeden Baydemir, Viranşehir, Ceylanpınar ve Suruç’ta seçime müdahale edildiğini söyledi. Seçimlerde usulsüzlük yapıldığını aktaran Baydemir, ‘Kimsenin haddi değildir ki Urfa seçmeninin verdiği oyu yok saysın, kendi hanesine yazsın veya yaksın. Aynı durumu Viranşehir’de yapmak istiyorlar. Ceylanpınar’da yapmaya çalıyorlar, Suruç’ta yapıyor. Biz nezaketimizi koruyoruz. Başkaları ise karanlık ve çirkin oyunların hesabını yapmış. Ey Urfalılar gelen bütün oy torbalarının ağzı açıktı. Tek bir torbanın ağzı kapalı değildi ve soğuk mühürlü değildi. Sayım işlemi sonrası tutanaklarının mühürlü olması gerekirdi. Tutanakların yüzde altmışı mühürsüz. Yani hilenin karışmadığı tek bir sandık kalmadı Urfa’da. Ve tutanakların büyük çoğunluğu tek kalem ürünü... Olabilir mi böyle bir şey. Açık ve net söylüyorum. Torbaların büyük çoğunluğunu polis getirdi arenaya. Polisin ne işi var? Seçim sonuçlarını taşıyor. Bunu sandık kurulu başkanlarının yapması lazım. A’dan Z’ye devlet var gücüyle yek vücut oldu. Devletin yek vücutluğu karşısında BDP’de gücü ve halkı temsil etmeye çalıştı. Bu noktada ben bir kez daha sandık başına giden reyini kullanan bütün Urfalı kardeşlerime teşekkür ediyorum.’ Dedi.
‘SANDIKLARIMIZA SAHİP ÇIKAMADIK’
Esnafı ziyaret ederek, vatandaşlarla helalleşen Baydemir, özellikle oyunu BDP veren kitleden oylarını koruyamadıkları için haklarını helal etmelerini istedi.
Baydemir, ‘Reyini hangi siyasi partiye vermiş olursa olsun. Reyini BDP’ye veren, reyini bize verenlere de ayrıca teşekkür ediyorum. Ama özellikle de reyini BDP’ye veren kardeşlerimden haklarını helal etmelerini diliyorum. Haklarını bize helal etmelerini rica ediyorum. Çünkü biz onların reylerini koruyamadık. Onlar reylerini BDP’ye verdiler. Ama biz onların reylerini sandıkta koruyamadık.’ Şeklinde konuştu.
‘HIRSIZLAR VE VAMPİRLER KARANLIĞI SEVER’
Baydemir Türkiye tarihinin en karanlık seçiminin yaşandığını belirttiği konuşmasına şöyle devam etti; “Açıkça söylüyorum. Bu Anadolu tarihinin, Türkiye tarihinin, Mezopotamya tarihinin, Kürdistan tarihinin ilk seçimi değil son seçimi de olmayacak. Bu daha birinci raund. Bu işin ikinci raundu var,üçüncü raundu var. Ey devlet, ey vali! Senin artık bu kentte dolaşırken, gördüğün üç insandan en az bir tanesi BDP’lidir haberin ola. Ve gördüğün her üç insandan iki tanesi BDP’li olacak bundan da haberin ola. Bu Halilurrahman coğrafyası mutlaka ama mutlaka evlatlarıyla buluşacaktır. Bu coğrafya bakan efendiye muhtaç değildir. Bu coğrafya hırsızlara mahkum değildir. Bir çaldınız, iki çaldınız ama kefenin de cebi yoktur. Bu sebeple tekrar Halilurrahmana gittim. Üstad Bediüzzaman’ın çeşmesinden su içtim. Ve Urfa halkı emn olsun ki o çeşmenin suyu kadar Urfa’nın geleceği berraktır. Devlet neden yek vücut oldu? Başbakan balkon konuşmasında bunu açıkladı. Urfa Suriye savaşının arka bahçesi yapılmak isteniyor Ey Urfa halkı. Suriye savaşı sizin başınız üzerinde verilmek isteniyor. Yarın Suriye’den sözüm ona Urfa merkezine, ilçelerine birkaç füze düşerse sanmayın ki o füzeleri Esat atmıştır. O füzeleri bakanın kendisi atmıştır. Eğer Urfa topraklarına füze düşerse bu Suriye rejimi tarafından atılan bir füze değildir. Bakanınız Çelik tarafından atılan bir füze olacaktır. Başbakanımız tarafından atılan bir bombadır. Mit müsteşarı tarafından atılan bir füze olacaktır. Yani Urfa Surye savaşının arka bahçesi haline dönüştürülmek isteniyor. Benim Urfalı kardeşlerime çağrım var. Suriye savaşı bizim savaşımız değildir. Suriye savaşını çıkarmak isteyenler, hırsızlıklarını,yolsuzluklarını gizlemeye çalışanlardır. Bu oyuna gelmeyin.”
Naif Kaçmaz
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.