Ayten Doğan yazdı "ZAMANIMIN ÇOCUKLUĞU"

Gündem 06.02.2024 - 15:09, Güncelleme: 06.02.2024 - 15:09 3611+ kez okundu.
 

Ayten Doğan yazdı "ZAMANIMIN ÇOCUKLUĞU"

Yeniurfa Gazetesi köşe yazarlarından Ayten Doğan'ın yeni köşe yazısını sizlerle paylaşıyoruz.
                                ZAMANIMIN ÇOCUKLUĞU Ara tatil dolayısıyla çocuklarımız, gençlerimiz derslerine bir mola verdiler. Ne güzel dinlenirler, kitap okurlar, çeşitli oyunlarla dostluklarını pekiştirirler, dedik. Ama olmadı. İstisna aileler ve çocuklar hariç abartısızız saatlerce tabletini elinden düşürmeyen çocuğa denk geldim inanın. Birçok küçücük çocuğun gözüne telefon ekranları gözlük gibi yapışmış, onlardan uzaklaşınca hayatları duruyor sanki. Biri bir şey söylese hemen çocuğumun psikolojisi bozuldu, diye feryat figan kıyamet koparan anneler çocuklarının çizgi filim diye izledikleri şeylerdeki ucube görüntülere nasıl ses çıkarmıyorlar aklım almıyor doğrusu. Kendi çocukluğuma gidiyorum ister istemez onların o hallerini görünce. Bazen konuşuyoruz gençlerle, anlatıyorum onlara çocukluğumuzun oyunlarını, meşgalelerini “yok canım” öyle zaman mı geçer? Diye serzenişte bulunuyorlar. Geçiyordu, diyorum hem de saf, temiz, çıkarsız, ufak tefek çocukluk kavgaları hariç hiçbir acının, öfkenin yaşanmadığı çocukluklarımız vardı, diyorum. Ben yine zamanımın çocukluğuna sığınıyorum.                                Şöyle bol şıralı bir elma şekeri olsa elimde, dolaşsam çocukluğumun sokaklarında… Elma şekerinin tadı yayılırken yavaş yavaş damağıma, çocukluğumun Urfa’sı beni kucaklasa sımsıkıca… Korkmadan bir kapıyı çalsam, bir bardak su içsem kana kana… Üç beş arkadaşımı alsam yanıma, avluya kocaman bir sofra açsak ve güle oynaya doyursak karnımızı, annemin yaptığı külünce ve sıcacık çayla… Bilgisayara tutsak olmadan yaşıtlarımızla çocukluğumuzu yaşasak, Beş taş oynasak ve tek tek bütün taşları yuvarlasak ebeye değdirmeden köprüden parmaklarımızdan… Sadece kendimizi düşünmesek, akşama doğru toplansak yine komşuların birinin evinde. Ya buğday ayıklasak sinilerde ya da şehriye kessek minicik ellerimizle… Oyuncak seçmek için sabahtan akşama kadar dolaşmasak ve sonunda aldıklarımız da bizi başka başka yaşantılara özendirmese, büyüklere göstermeden alıp kaçtığımız hamurlarla bebekler yapıp kurumaya bıraksak güneşe ve annelerimize yakalanmadan, çamurdan evlerimize misafir etsek sonradan onları… Sevdiklerimizin gözlerini yollarda bırakmasak, bayramların heyecanını yaşasak yine çocukça… Mahalle aralarındaki evlerde satılan ayakkabılardan alsak istediğimiz renkte. Ah bir de yeni yeni elbiseler, pantolonlar getirmişlerse bayramın şerefine! Değmeyin işte o zaman keyfimize… Bayramlıklar giyilir giyilmez elimizde tepsilerle komşulara yemek dağıtsak ve bayramlık harçlıklarımızı saysak mutlulukla… Mahalle meydanlarına kurulan salıncaklara ve sözde dönme dolaplara koşsak sevinçle… Demir yığınlarının renkli aldatmacalarında kaybolmadan, paramız artarsa iki turda bisiklete binersek bayram işte o zaman bayram olur asıl bize… Koca marketlerin poşetlenmiş, dondurulmuş ürünlerine talim olmasak; kış hazırlıklarını ailece yapsak… Ekmekler yapılsa timin timin evlerde… Ekmeğin arkasından saca basma konsa sacların üzerine, mis gibi sadeyağ döküldükten sonra, sıcacık bazlamayla yense afiyetle… Hele bir de annemiz bize torpil geçip katmer yapmışsa! Ekmek tahtasının altından bir an önce nasıl alsak diye düşünsek sabırsızca…   Külünçeler hazırlansa tepsi tepsi. İplik makarasından şekiller yapsak şekerliye ayrı, tuzluya ayrı. Fırından eve gelene kadar dağıtsak konu komşuya, bakkala, kasaba ve onların hayır dualarıyla bereketlense sofralarımız… Gezmeye gider gibi saatlerce aynanın karşısında süslenmesek, sıra arkadaşımızın ne giyeceğini merak etmesek; annelerimizin ellerinde ördüğü bembeyaz yakalarımızı taksak, kimin çantası ne marka diye düşünmeden koşsak zil çalmadan okullarımıza… Resimlerini çizsek yaz, kış bacası tüten evlerimizin, Ve yine yaz, kış Bahçesi yemyeşil, Gökyüzü masmavi, Güneşi hep gülümsese bize… Hep çocuk masumluğunda atsa kalbimiz, Kin bilmeden, Öfkeye hep küskün, Kibre dönsek sırtımızı Ellerimiz şefkat katsa lokmalarımıza Ve hoş görsek ötekini Öteki çocukluğumuz gibi… Sevgi ve huzurla kalın…    
Yeniurfa Gazetesi köşe yazarlarından Ayten Doğan'ın yeni köşe yazısını sizlerle paylaşıyoruz.

                                ZAMANIMIN ÇOCUKLUĞU

Ara tatil dolayısıyla çocuklarımız, gençlerimiz derslerine bir mola verdiler. Ne güzel dinlenirler, kitap okurlar, çeşitli oyunlarla dostluklarını pekiştirirler, dedik. Ama olmadı. İstisna aileler ve çocuklar hariç abartısızız saatlerce tabletini elinden düşürmeyen çocuğa denk geldim inanın. Birçok küçücük çocuğun gözüne telefon ekranları gözlük gibi yapışmış, onlardan uzaklaşınca hayatları duruyor sanki.

Biri bir şey söylese hemen çocuğumun psikolojisi bozuldu, diye feryat figan kıyamet koparan anneler çocuklarının çizgi filim diye izledikleri şeylerdeki ucube görüntülere nasıl ses çıkarmıyorlar aklım almıyor doğrusu.

Kendi çocukluğuma gidiyorum ister istemez onların o hallerini görünce. Bazen konuşuyoruz gençlerle, anlatıyorum onlara çocukluğumuzun oyunlarını, meşgalelerini “yok canım” öyle zaman mı geçer? Diye serzenişte bulunuyorlar. Geçiyordu, diyorum hem de saf, temiz, çıkarsız, ufak tefek çocukluk kavgaları hariç hiçbir acının, öfkenin yaşanmadığı çocukluklarımız vardı, diyorum. Ben yine zamanımın çocukluğuna sığınıyorum.

                            

 

Şöyle bol şıralı bir elma şekeri olsa elimde, dolaşsam çocukluğumun sokaklarında…
Elma şekerinin tadı yayılırken yavaş yavaş damağıma, çocukluğumun Urfa’sı beni kucaklasa sımsıkıca…

Korkmadan bir kapıyı çalsam, bir bardak su içsem kana kana… Üç beş arkadaşımı alsam yanıma, avluya kocaman bir sofra açsak ve güle oynaya doyursak karnımızı, annemin yaptığı külünce ve sıcacık çayla…

Bilgisayara tutsak olmadan yaşıtlarımızla çocukluğumuzu yaşasak, Beş taş oynasak ve tek tek bütün taşları yuvarlasak ebeye değdirmeden köprüden parmaklarımızdan…

Sadece kendimizi düşünmesek, akşama doğru toplansak yine komşuların birinin evinde. Ya buğday ayıklasak sinilerde ya da şehriye kessek minicik ellerimizle…

Oyuncak seçmek için sabahtan akşama kadar dolaşmasak ve sonunda aldıklarımız da bizi başka başka yaşantılara özendirmese, büyüklere göstermeden alıp kaçtığımız hamurlarla bebekler yapıp kurumaya bıraksak güneşe ve annelerimize yakalanmadan, çamurdan evlerimize misafir etsek sonradan onları…

Sevdiklerimizin gözlerini yollarda bırakmasak, bayramların heyecanını yaşasak yine çocukça… Mahalle aralarındaki evlerde satılan ayakkabılardan alsak istediğimiz renkte. Ah bir de yeni yeni elbiseler, pantolonlar getirmişlerse bayramın şerefine! Değmeyin işte o zaman keyfimize…

Bayramlıklar giyilir giyilmez elimizde tepsilerle komşulara yemek dağıtsak ve bayramlık harçlıklarımızı saysak mutlulukla… Mahalle meydanlarına kurulan salıncaklara ve sözde dönme dolaplara koşsak sevinçle… Demir yığınlarının renkli aldatmacalarında kaybolmadan, paramız artarsa iki turda bisiklete binersek bayram işte o zaman bayram olur asıl bize…


Koca marketlerin poşetlenmiş, dondurulmuş ürünlerine talim olmasak; kış hazırlıklarını ailece yapsak… Ekmekler yapılsa timin timin evlerde…

Ekmeğin arkasından saca basma konsa sacların üzerine, mis gibi sadeyağ döküldükten sonra, sıcacık bazlamayla yense afiyetle…

Hele bir de annemiz bize torpil geçip katmer yapmışsa! Ekmek tahtasının altından bir an önce nasıl alsak diye düşünsek sabırsızca…
 

Külünçeler hazırlansa tepsi tepsi. İplik makarasından şekiller yapsak şekerliye ayrı, tuzluya ayrı. Fırından eve gelene kadar dağıtsak konu komşuya, bakkala, kasaba ve onların hayır dualarıyla bereketlense sofralarımız…

Gezmeye gider gibi saatlerce aynanın karşısında süslenmesek, sıra arkadaşımızın ne giyeceğini merak etmesek; annelerimizin ellerinde ördüğü bembeyaz yakalarımızı taksak, kimin çantası ne marka diye düşünmeden koşsak zil çalmadan okullarımıza…

Resimlerini çizsek yaz, kış bacası tüten evlerimizin,

Ve yine yaz, kış

Bahçesi yemyeşil,

Gökyüzü masmavi,

Güneşi hep gülümsese bize…

Hep çocuk masumluğunda atsa kalbimiz,

Kin bilmeden,

Öfkeye hep küskün,

Kibre dönsek sırtımızı

Ellerimiz şefkat katsa lokmalarımıza

Ve hoş görsek ötekini

Öteki çocukluğumuz gibi…

Sevgi ve huzurla kalın…

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniurfagazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Adana arap escort Çukurova arap escort Seyhan arap escort Ankara arap escort Mamak arap escort Etimesgut arap escort Polatlı arap escort Pursaklar arap escort Haymana arap escort Çankaya arap escort Keçiören arap escort Sincan arap escort Antalya arap escort Kumluca arap escort Konyaaltı arap escort Manavgat arap escort Muratpaşa arap escort Kaş arap escort Alanya arap escort Kemer arap escort Bursa arap escort Eskişehir arap escort Gaziantep arap escort Şahinbey arap escort Nizip arap escort Şehitkamil arap escort İstanbul arap escort Merter arap escort Nişantaşı arap escort Şerifali arap escort Maltepe arap escort Sancaktepe arap escort Eyüpsultan arap escort Şişli arap escort Kayaşehir arap escort Büyükçekmece arap escort Beşiktaş arap escort Mecidiyeköy arap escort Zeytinburnu arap escort Sarıyer arap escort Bayrampaşa arap escort Fulya arap escort Beyoğlu arap escort Başakşehir arap escort Tuzla arap escort Beylikdüzü arap escort Pendik arap escort Bağcılar arap escort Ümraniye arap escort Üsküdar arap escort Esenyurt arap escort Küçükçekmece arap escort Esenler arap escort Güngören arap escort Kurtköy arap escort Bahçelievler arap escort Sultanbeyli arap escort Ataşehir arap escort Kağıthane arap escort Fatih arap escort Çekmeköy arap escort Çatalca arap escort Bakırköy arap escort Kadıköy arap escort Avcılar arap escort Beykoz arap escort Kartal arap escort İzmir arap escort Balçova arap escort Konak arap escort Bayraklı arap escort Buca arap escort Çiğli arap escort Gaziemir arap escort Bergama arap escort Karşıyaka arap escort Urla arap escort Bornova arap escort Çeşme arap escort Kayseri arap escort Kocaeli arap escort Gebze arap escort İzmit arap escort Malatya arap escort Manisa arap escort Mersin arap escort Yenişehir arap escort Mezitli arap escort Erdemli arap escort Silifke arap escort Akdeniz arap escort Anamur arap escort Muğla arap escort Bodrum arap escort Milas arap escort Dalaman arap escort Marmaris arap escort Fethiye arap escort Datça arap escort Samsun arap escort Atakum arap escort İlkadım arap escort Adıyaman arap escort Afyonkarahisar arap escort Ağrı arap escort Aksaray arap escort Amasya arap escort Ardahan arap escort Artvin arap escort Aydın arap escort Balıkesir arap escort Bartın arap escort Batman arap escort Bayburt arap escort Bilecik arap escort Bingöl arap escort Bitlis arap escort Bolu arap escort Burdur arap escort Çanakkale arap escort Çankırı arap escort Çorum arap escort Denizli arap escort Diyarbakır arap escort Düzce arap escort Edirne arap escort Elazığ arap escort Erzincan arap escort Erzurum arap escort Giresun arap escort Gümüşhane arap escort Hakkari arap escort Hatay arap escort Iğdır arap escort Isparta arap escort Kahramanmaraş arap escort Karabük arap escort Karaman arap escort Kars arap escort Kastamonu arap escort Kırıkkale arap escort Kırklareli arap escort Kırşehir arap escort Kilis arap escort Konya arap escort Kütahya arap escort Mardin arap escort Muş arap escort Nevşehir arap escort Niğde arap escort Ordu arap escort Osmaniye arap escort Rize arap escort Sakarya arap escort Siirt arap escort Sinop arap escort Sivas arap escort Şanlıurfa arap escort Şırnak arap escort Tekirdağ arap escort Tokat arap escort Trabzon arap escort Tunceli arap escort Uşak arap escort Van arap escort Yalova arap escort Yozgat arap escort Zonguldak arap escort
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.