Ahmet Kırvar: Geçmişte yaşananlarla yüzleşilmeli
1970 ve 1975’li yıllarda Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da D.D.K.D, KAWA, Alarızgarı gibi derneklerin; Batı ve Orta Anadolu’da ise Dev-Yol ve THKP-C çizgisindeki yapıların faaliyet gösterdiğini hatırlatan Kırvar, bu yapıların sosyalizm ve komünizm propagandası yaptığını ileri sürdü. O dönemin hükümetleri bu derneklerin bazılarına maddi olanaklar sağlıyordu. Dedi.
“TOPLUMUN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU BU ÇALIŞMALARDAN ETKİLENMEDİ”
O dönem Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 65’inin kırsalda yaşadığını belirten Kırvar, Anadolu insanının büyük çoğunluğunun bu ideolojik faaliyetlerden etkilenmediğini savundu. Kırvar’a göre, toplumun değerleri ve kültürel yapısı bu tür projelere karşı güçlü bir direnç ortaya koydu.
“AMAÇ, TOPLUMU KENDİ DEĞERLERİNDEN UZAKLAŞTIRMAKTI”
Açıklamasında “üst akıl” olarak tanımladığı bir yapıdan söz eden Kırvar, bu projelerin temel amacının toplumda hızlı bir değişim ve dönüşüm sağlamak, Türkiye’yi Batı’nın yaşam tarzına entegre etmek ve Avrupa Birliği sürecini bu yolla hızlandırmak olduğunu öne sürdü.
Bu hedef doğrultusunda Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde daha sert bir yapılanmaya ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Kırvar, bu sürecin ilk adımlarının Hilvan’da atıldığını, daha sonra Siverek’in de proje kapsamına alınmak istendiğini ifade etti.
“SİVEREK HALKI BU PROJEYİ KABUL ETMEDİ”
Siverek halkının tarih boyunca işgallere ve dayatmalara karşı durduğunu vurgulayan Kırvar, aynı duruşun bu süreçte de sergilendiğini belirtti. Siverek insanının söz konusu projeye yabancı kaldığını ve sahiplenmediğini söyleyen Kırvar, “Bu proje Siverek’te tutmadı ve fiilen sona erdi” değerlendirmesinde bulundu.
“DARBELERLE SÜREÇ YURT DIŞINA TAŞINDI”
Kırvar, projelerin Anadolu’da karşılık bulmamasının ardından askeri darbelerle sürecin başka bir boyuta taşındığını iddia etti. Darbeler sonrasında projede yer alan bazı isimlerin yurt dışına çıkarıldığını ve bu yapıların dışarıda büyütüldüğünü ileri sürdü.
Bu süreçte ülkenin kaynaklarının talan edildiğini savunan Kırvar, çok sayıda masum insanın soruşturmalar ve cezaevlerinde ağır işkencelere maruz kaldığını, sakat kalanlar ve hayatını kaybedenlere şahit olduklarını ifade etti.
“HESAP SORULMALI, MAĞDURİYETLER GİDERİLMELİ”
Geçmişte yaşananlarla yüzleşilmesi gerektiğini vurgulayan Kırvar, haksız yollarla elde edilen malların devlete iade edilmesi ve dönemin mağdurlarına tazminat ödenmesi çağrısında bulundu. Bu hesaplaşmanın yapılmamasının, ilerleyen yıllarda 28 Şubat ve 15 Temmuz gibi darbe ve darbe girişimlerine zemin hazırladığını savundu.
“GENÇLER ÜÇ SİSTEMİ İYİ ANALİZ ETMELİ”
Gençlere de çağrıda bulunan Ahmet Kırvar, insan zihnini meşgul eden üç temel düşünce sisteminin bulunduğunu belirterek şunları söyledi:
*İslami düşünce
*Marksizm, komünizm ve sosyalizm
*Emperyalizmin kapitalist demokrasi anlayışı
Hayatın hangi düzen üzerine kurulacağına karar vermeden önce bu üç yaklaşımın da iyi araştırılması gerektiğini ifade eden Kırvar, kendi tercihinin ve inancının İslami düzen olduğunu vurguladı.
Ahmet Kırvar kimdir?
Şanlıurfa’nın tecrübeli siyasetçisi ve kanaat önderi Ahmet Kırvar, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde doğmuş ve bölgenin etkili aşiretlerinden Kırvar Aşireti’nin lideridir. Siyasi kariyerine Refah Partisi’nden başlayarak 20. Dönem (1995-1999) ve Fazilet Partisi’nden 21. Dönem (1999-2002) olmak üzere iki dönem Şanlıurfa Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yapmış, toplumsal konularda aktif rol almıştır.
HABER: ŞAHBAN KILIÇ